SASANİLERE AİT OLDUĞU BİLDİRİLEN, GERÇEKTE İSE; AK HUN TÜRKLERİNE AİT BAZI TARİHİ ESERLER:

Bizans kaynaklarında Eftalit, Çin kaynaklarında Ak-Hiungnu, Hint kaynaklarında ise; Sveta-Huna olarak geçen Ak-Hun Türkleri M.S.300-800 yılları arasında  Çin'in kuzeybatısındaki Gobi Çölü'nden Hazar Denizi kenarına güneyde İran'a kadar yayılan bir devlet kurmuşlardır.

M.S. 430'da Ak Hunlar'ın başına geçen Aksuvar Kağan döneminde İran coğrafyasına hakim Sasaniler arasında yapılan savaş neticesi Aksuvar Kağan komutasındaki Ak-Hun ordusu Firuz'un başında olduğu Sasani ordusunu uyguladığı Kurt Kapanı/Hilal/Turan taktiği ile kuşatarak bozguna uğratmış I.Firuz'un yenilgiyi kabul etmesi üzerine Sasaniler üzerinde  Ak-Hun egemenliği sağlanmıştır. 

İşte bu süreçte Ak-Hun Türklerine ait İran coğrafyasında bulunan bir çok tarihi eser günümüzde ne yazık ki Sasanilere ait olduğu iddia edilmiştir. 

Oysa İran Coğrafyasında bulunan Ak-Hun egemenliği dönemine ait eserlerde Türklerce 10.000 yıldır kullanıldığı bilinen başta Kün-Ay/Ay-Yıldız sembolü olmak üzere, bahse konu döneme ait kabartma,betimleme ve resimlerde Türk Bozkır Savaşçı kültürü ile Türk mitolojisine ait bir çok özellik görmek mümkündür. (Mesela: Kadim Türk geleneği olan Atların kuyruklarının bağlı olması, Türk Bozkır Savaşçılarına ait ok ve yayla Türklerce güç ve hakimiyet sembolü olarak bilinen koç ve aslan gibi hayvanları avlayan, başlarında Kün-Ay/Ay-Yıldız sembolü ve tacı bulunan, üzerinde Türk kıyafeti bulunan, kadim savaşçı Türk geleneği olan kulakları küpeli Türk savaşçıların Av betimlemesi gibi bir çok Türk öğesini barındırmaktadır.)

AK HUN TÜRK KAĞANLIĞINA AİT BAZI TARİHİ ESERLERE AİT RESİMLER:




Kadim Türk geleneği olan Atların kuyruklarının bağlı olması, Türk Bozkır Savaşçılarına ait ok ve yayla Türklerce güç ve hakimiyet sembolü olarak bilinen koç ve aslan gibi hayvanları avlayan, başlarında Kün-Ay/Ay-Yıldız sembolü ve tacı bulunan, üzerinde Türk kıyafeti bulunan, kadim savaşçı Türk geleneği olan kulakları küpeli Türk savaşçıların Av betimlemeleri.
 Üzerinde Kün-Ay/Ay-Yıldız Sembolü ve Ak Hun Kağanı resmi bulunan Huno Ak-Hun Kağanlığı parası
 Türk Mitolojisinde yer Alan Hayat Ağacı, kanatlı Tulpar(Pegasus) Atlar, Kök-Börü/Bozkurt, Umay Ana, Kün-Ay üzerinde Teneride Tengri/Kuday, telekeyde Kaan. Gökte Tanrı yerde Kağan...(ALTAY TÜRK ATASÖZÜ) Türk Hakimiyet Ülküsünü alatan Tanrı Kayra Kağan betimlemesi


Ok ve Yay Türklerde hakimiyet ve güç sembolüdür.



 Kağan bağdaş oturuşu ve Türk mitolojisine ait öğeler İyeler(Melek) ve Ok atar, Gök-Çarkını (Çarkıfeleği: Baht, Talih, Kader, Kut, Güç, Kuvvet) çeviren güç ve hakimiyet sembolü boğalar.

Kün-Ay/Ay Yıldız Taçlı Ak Hun Türk Kağanı yanında Töre Bitikleri (Buyruk kitapları) Tulpar üzerinde Töreye bağlı Adalet terazisi Taht şeklinde betimlenmiş Kağanın yanında Ak-Saçlı Bilgeler (Kurultay Heyeti)

AK HUN TÜRK KAĞANLIĞI:

Ak Hun İmparatorluğu, (M.S.300-800) yılları arasında Hiung-nu'ların Hun Kağanlığının bölünmesinden sonra batıya kayan Hun-Türkleri tarafından kurulan bir devlettir. Çağdaş devletleri olan Sasani, Çinli ve Bizanslı kaynaklardan böyle bir devlet olduğu bahsedilmektedir. Yapılan araştırmalar sonucu bu devletin kurucularının Hun birliğinin bozulmasından sonra Afganistan bölgesine gelen Uar ve Hun kabileleri, bu bölgedeki yönetim boşluğundan yararlanarak bugünkü Afganistan ve Tacikistan çevresinde devlet kurmuşlardır. İlk dönemler Sasaniler ile iyi geçinmişlerdir. Kuzey Hindistan, Pakistan ve Keşmir'e doğru yayılmışlardır. Sasaniler'in iç politikalarına yardımcı olmuşlardır. Fars ve Bizans kaynaklarında Eftalitler olarak geçen bu devletin yönetici ailesinin "Eftal sülalesi" olduğu kanısı yaygındır ancak "Heftal adında bir kağanın sülalesi" olduğunu da söyleyenler de vardır. Fakat Ak Hunlar'ın Orta Asya steplerinden geldikleri kesindir. Çinliler ise bu devlete "Hua" demiştir.Eftalitler ile günümüzde Türkiye Türkmenlerinden olan Abdallar arasında bağlantı kurulmaktadır.

Sasaniler'e göre, Ak Hunlar, beşinci yüzyılın başlarında Ceyhun Irmağı'nı geçerek komşuları Sasaniler'in sınırlarına dayandılar. Savaşçı hükümdarları Hakan'ın yönetiminde Rey önlerine kadar ilerlediler ama Sasani Hükümdarı V. Behram bu akınları durdurdu. İç Asya'da, Hun idaresinden sonra iktidara gelen Sienpiler'in yerine kurulan Avar Kağanlığı'nda, Uar ve Hun adlarında iki kabile grubu, 350'lerde, bilinmeyen bir sebeple o devletten ayrılarak, bugünkü Güney Kazakistan bozkırına gelmiş; buradaki eski Hun halkını Volga'ya doğru ittikten (Avrupa Hunları) sonra güneye yönelerek, Afganistan'ın Toharistan bölgesine inmişti.

Hakimiyetini, batıda Hirkania'ya (Gurgan, Hazar denizinin güneyi) kadar genişleten bu devlet, beşinci asır ortalarından itibaren Heftal adında yeni bir hükümdar ailesine sahip olmuş (bu ad ilk defa 457'de görülüyor) ve yıkıldığı 567 yılına kadar hem sülale, hem kavim olarak, öteki adlar ve "Ak Hun" adı ile birlikte bu adı da taşımıştır. Yapılan tespitlere göre, devlette rol oynayan kabilelerden bazıları şunlardı:

Kadis-hun (Herat civarında. Pers kaynaklarında Hvon, Prokopios'da Eftalit diye zikredilen bu kabile, sonra İran'ın batısına göçmüştür; "Kadisiya" yer adının menşei.)
Zavul (Zabul; bundan Zabulistan)
Çol (Gurgan = Curcaniye, havalisinde)
Kernikhion (Karmir-hyon)
Askil ya da Eskil.
Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu aşikardır.

Ak Hun İmparatorluğu'nun en büyük iki kabilesi Uar ve Hun kabileleri idi. Yönetime daha çok bu kabileler hakim oluyordu. Ak Hun İmparatorluğu İran üzerine baskılarını arttırmış ve 358 yılında Sasaniler ile bir anlaşma yapmışlardı. Sasaniler'in başına Bahram Gor gelince Ak Hunlar tekrar saldırıya geçmiş ve onları çok ağır bir şekilde yenmişlerdi.

Sasanilerle ilişkiler:
430'da Ak Hunlar'ın başına Aksuvar Kağan geçince de, İran'ın iç işlerine karışıldı. Aksuvar himayesine aldığı I. Firuz'u destekleyerek İran tahtına çıkardı. Firuz, bunun karşılığında Tirmiz ve Vasgirt bölgelerini Ak Hunlar'a verdi. Ancak bir olay sonunda Firuz, Ak Hunlar'a ihanet ederek savaş ilan etti. Aksuvar ile Firuz'un orduları karşı karşıya geldi. Yapılan savaşta Aksuvar Kağan Kurt Kapanı/Turan taktiğini uygulayarak Firuz'u pusuya düşürdü. Firuz, Aksuvar'ın önünde diz çöktü, özür diledi ve böylece ordusunu kurtardı. Ama çok geçmeden yeniden Ak Hunlar'a savaş ilan etti. Bu savaşta Sasaniler, Aksuvar'ın kazdırdığı çukurlara saplandılar. Bu savaşta Firuz da ölmüştür. Böylece iki devlet arasında yeni bir anlaşma yapıldı. Bundan sonra Hunlar Hindistan'a seferler düzenledi. Ama yeni kurulan Göktürk Devleti, Ak Hunları sıkıştırıyordu. Bir savaş sonunda Ak Hun İmparatorluğu parçalanmıştır.

Mazdek İsyanı'nda Ak Hunlar:

480 yıllarında İran'da patlak veren Mazdek İsyanı'nın bastırılmasında Ak Hunlar etkin rol oynamışlardır. Bazı Sasani imparatorları Ak Hunlar'a sığınmıştır. 30 bin kişilik Hun ordusuyla Mazdek İsyanı bastırılmıştır.

İpek Yolu'nun ele geçirilmesi
Çin kaynaklarına göre, İç Asya'da Hoten, Kuça, Aksu, Kaşgar ve etrafını hakimiyetlerine alan Ak Hunlar, bu arada Kuzey Hindistan'ı da zaptetmişlerdi. Bu harekât, "Tegin" unvanını taşıyan ve Kâbil'de oturan Toramana adındaki başbuğ tarafından idare edilmişti. İpek Yolu ekonomik kaynaklarıydı.

Hindistan'ın zaptı
Altıncı yüzyılın ilk yarısında ise Toramana'nın oğlu Mihiragula imparatorluk güney kanadının en azametli hükümdarıdır. Ordusunda, daima yedi yüz savaş filinin bulunduğu rivayet edilir. Fakat Budist rahipler (Song Yün ve ondan bir asır sonra buraya gelen Hiuen-tsang), bu "Sveta-Hūna"dan hoşlanmamışlardır. Çünkü Mihiragula, Budizm'i ülkesi ve halkı için tehlikeli sayıyor, Budistler'i kontrol altında tutuyordu. Buna karşılık, İskenderiye'den Hindistan'a giden tüccar Kosmas tarafından ve 530 tarihli Gwalior Kitabesi ile Sanskritçe yazılı Keşmir Vekayinamesi'nde Mihiragula, Hindistan'ın en büyük hükümdarı olarak tasvir edilmektedir.

Göktürkler ile ilişkiler
Göktürkler'in güçlenmesi ve İstemi Yabgu'nun batıya yönelmesiyle Ak Hunlar ile Göktürkler karşı karşıya geldi. Güçlenen Sasaniler de eski müttefikleri Ak Hunlar'ın zayıflığından istifade etmek için Göktürkler ile antlaşma yaptılar ve Ak Hun İmparatorluğu yıkıldı. Ak Hunlar ile Göktürkler arasındaki siyasi ilişkilerin neden kötüleştiğine dair fazla bilgi olmamasına karşın bazı kaynaklarda zikredilene göre Ak Hunlar'ın yabgusunun kızı Göktürk Kağanı Kolo'nun oğlu ile evlendirilmek üzere çeyizi ile birlikte yola çıkarılmış fakat yolda kervana bir rivayete göre Sasaniler tarafından bir rivayete göre de Çinliler tarafından saldırı düzenlenmiş ve gelin adayı öldürülüp çeyizi yağmalanmıştır. Bu olaydan her iki taraf birbirini sorumlu tutmuş ve düşmanlık başlamıştı.

Egemenlik alanı
Kuzey Hindistan'ın yarısı, Afganistan,İran ve Türkistan'ın bir bölümü Ak Hun İmparatorluğunun hüküm sürdüğü toprakları kapsar.

Sosyal yaşam
Ak Hunlar, genel olarak göçebe (konar göçer Bozkır kültürü üzerine) bir yaşam sürüyorlardı. Buna karşın Gor, Huo ve Sakkala'yı başkent olarak da kullandılar. Ak Hunlar, Asya'nın ipek ticaretini ellerinde tuttukları sürece güçlerini korudular. Göktürkler'in İpek Yolu'nun denetimini ellerine geçirmesiyle bu üstünlüklerini yitirdiler.

Fatih Mehmet Yiğit


***




Semerkant’ta bulunmuş Ak Hunlar’a ait gümüş tabak. 4-5. yy. Kanatlı gök at. Atın sağrısında Ak Hun Tamgası.
(Fotoğraf: Sergey Yatsenko)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar