Kayıtlar

Eylül, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Resim
  Ne kadar az başkalarına ihtiyacın olursa, o kadar çok güç biriktirirsin. Alta Sociedad
Resim
  Büyük hırsızlar daima namuslu insanlara benzerler. Jules Verne
Resim
  Kötü günlerin iyi tarafları da vardır. İnsanları tanırsın, özellikle yanında sandıklarını. Haruki Murakami 
Resim
  HALKALAR... Bir taş atarsın durgun suya,  Halkalar büyür,  Dağılır kıyılara doğru.  Ne su eski sudur artık,  Ne de taş aynı kalır düştüğü dipte. Yürürsün,  Gölgen arkandan gelir usulca.  Bazen önün kapkaranlık görünür,  Bazen çatlak bir duvardan sızar ışık. Herkes bir şeyler biriktirir:  Kimi anıları doldurur cebine,  Kimi sustuklarını basar bağrına.  Oysa en çok hafifledikçe çoğalır insan,  Bıraktıkça yüklerini,  Rüzgâra bıraktıkça kendini. Bak işte,  Yine akşam oluyor,  Ve dünün yorgunluğu  Günün son ışıklarıyla çekiliyor dağların arkasına... Fatih Mehmet 
Resim
  AN, ANI, ZAMAN... Toprağın kokusu yükselir ansızın, Yağmur henüz yağmamışken bile. Bir fırça darbesi gibidir hayat; Kimi zaman koyu bir mavi, Kimi zaman kan kırmızısı, ​Avucunda tuttuğun anılar, Sıyrılır parmaklarının arasından, Ne geçmişi geri çağırabilirsin, Ne geleceği aceleye getirebilirsin. Sadece bu an var, Tam şu an. ​Bırak aksın zaman; Acele etmeden, Zorlamadan, Suyun yatağını bulduğu gibi... Fatih Mehmet Yiğit 
Resim
Doğru ol, doğruluk yolundan ayrılma; bil ki insanı arzularına ve dileklerine bu yol ulaştırır. köni bol yitürme könilik yolın bu yol iltge arzu tilekke bilin Kutadgu Bilig /Yusuf Has Hacib TÜRK BİLGELİĞİ 
Resim
  Çaldılar ceplerimizden cocukluk ruhumuzu. Öksüz kaldı  saksıda çiçek bedende ruh, şiirde kelime... Attila İlhan
Resim
  (ÇİN KAYNAKLARINDA GEÇEN) HUN VE GÖKTÜRKLERDE SUÇ VE CEZALAR HUNLAR: Hunlarda Suç ve Cezalar  "Yasaları şöyledir: Kınından biraz çekilen kılıç için ölüm [cezası verilir], hırsızlık suçundan hüküm giyenin ailesinin malı mülkü el konulur. Suç işleyen, küçük suç işleyen ezilir, büyük suç işleyen öldürülür. Duruşmalar on günden uzun sürmez, bütün ülkedeki tutuklu sayısı birkaç kişiyi geçmez." Sima Qian- Ban Gu (Çin kayıtları) 1. Kaynak: Sima Qian - Shiji (Tarihi Kayıtlar) - MÖ 109-91 Orijinal Metin (Klasik Çince): 其法,拔刃尺者死,坐盜者沒入其家;有罪,小者軋,大者死。獄久者不過十日,一國之囚不過數人。 Türkçe Çeviri: "Onların yasası şöyledir: [Kınından] bir fıt (≈30 cm) çekilen kılıç [ile saldıran] ölümle cezalandırılır, hırsızlık yapanın aile mal varlığına el konulur; suçu olanlar, küçük suçlar için kemiklerine [tahta] bir aletle bastırılır (veya ezilir), büyük suçlar için ölüm [cezası verilir]. Duruşmalar en fazla on gün sürer, tüm ülkedeki mahkûmların sayısı birkaç kişiyi geçmez." Açıklama: "Kınından bi...
Resim
  “Bazıları illüzyonları yaşamak için doğar, bazıları ise gerçeği görmekle lanetlenmiştir.” - Friedrich Nietzsche
Resim
  Kırık Bir Aynada Umut Bu şehirde her sokak bir yalan, Her gülüşün altında bir hançer saklı. Yüreğimde bir yara, kanar durur, Adaletin terazisi kırık, mizanı yok. Bir sevda büyüttüm, imkansız ve derin, Gözlerin bir vaha, ben çölde bir serap. Her nefeste özlemin, her an hasretin, Ayrılık bir gölge, peşimde dolaşan. Bir çığlık var içimde, duyulmayan, Haksızlığa, zulme, kara düzene. Bu nasıl bir düzen, bu nasıl bir kanun? Yoksulun ekmeği, zenginin sofrasında. İsyanım, bir volkan gibi kaynıyor, Başkaldırı, damarlarımda dolaşan kan. Eğilmem, bükülmem, boyun eğmem asla, Bu zulmün karşısında dimdik ayakta. Ve bir umut var, en karanlık gecede, Bir yıldız gibi parlayan, sönmeyen. Direniş, bir tohum gibi toprakta, Filizlenir, yeşerir, bir gün mutlaka. Bu aşk, bu özlem, bu hasret bitmeyecek, Bu isyan, bu direniş asla dinmeyecek. Kırık bir aynada bile parlar güneş, Ve bir gün, elbet, adalet tecelli edecek. Fatih Mehmet Yiğit 
Resim
​ Nuh’un Gemisi Afyonkarahisar Dinar-Sandıklı Arasında mı? ​Antik kaynaklarda Nuh’un Gemisi’nin bugünkü Afyonkarahisar Dinar bölgesinde bulunan Frig kenti Apameia ’ya indiğinden bahsedilir. Bu geleneğin en belirgin izleri, m.s. 2.–4. yüzyıllara tarihlenen Sibylla Kehanetleri ( Oracula Sibyllina ) ile Bizanslı kronik yazarı Ioannes Malalas ’ın aktarımlarında görülmektedir. ​Nuh’un Gemisi, bölgede basılan Roma Dönemi sikkelerinde ve antik mozaiklerde dört köşeli bir kutu/sandık şeklinde resmedilmiştir. Özellikle Roma İmparatoru Septimius Severus, Caracalla ve Severus Alexander dönemlerinde Apameia’da basılan tunç sikkelerde, üzerinde “NΩE” (Nuh) yazan küp/sandık biçiminde bir gemi ile içindeki Nuh ve eşi betimlenmiştir. İlginç olan ise; Nuh Tufanı sonrası geminin oturduğu Apameia antik kaynaklarda “Apameia Kibotos” olarak anılmaktadır. Yunanca Kibotos (κιβωτός) kelimesi “sandık, kutu, kasa” anlamlarına gelir. Afyon’un Sandıklı ilçesinin Dinar’a (Apameia) coğrafi yakınlığı göz ön...
Resim
Yılan balığına benziyorsun Ne yılansın, ne balık Aslında sen bir münafıksın Ya yılan ol, ya balık. Selçuklu döneminde; iki yüzlü, çıkarcı, sahtekar, yalancı, münafıklar için söylenmiş bir Türk Atasözü
Resim
RUSLAR TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN BÜYÜK BAŞKURT TÜRK SOYKIRIMI Başkurt Destanı Eski zamanlarda, uzak şarkta yüksek ve karlı dağlarda "Başkurt, Nogay, Kazak, Kırgız" kavimleri bir tek babanın evladı olarak yaşıyorlardı. O vakit "Başkurt", "Nogay" ve diğer boy isimleri yoktu. Bir zaman bunlar arasında ihtilaf ve mücadele zuhur etti. Günlerin birinde bu kabile reisi ava giderken önünde bir kurt peyda oldu. Reis, bu kurdu takip ede ede cennet gibi ormanları ve nehirleri olan azametli dağlara geldi. O vakit Kurt birdenbire kayboldu. Reis anladı ki bu rehberlik eden Kurt, Tanrı tarafından bu kavme tayin edilmiş "Kut" yani talih idi. Reis geriye, şark diyarına vardı. Kavim ve kabilesini yanına alıp Ural Dağlarına getirdi. İşte diğer kardeşlerinden ayrılan bu kabileye "Başkurt" denildi ki "Kurdun baş olup getirdiği kavim" demektir. (İnan, Abdülkadir, "Türk Rivayetlerinde Bozkurt", Makaleler ve İncelemeler, C. II, Türk Tarih...
Resim
  "İnsanın ilk görevi, gerçeği aramak ve araştırmaktır.” — Cicero
Resim
  Aldanma dünyanın süslü püslü yüzüne, Tamah etme malına, mülküne, servetine. Balı ağıdır, dostluğu yağıdır; Altın kadehte zehir içirir sevenine... Fatih Mehmet Yiğit  Tamah    : Aç gözlülük Ağı/Ağu  : Zehir Yağı         : Düşman
Resim
  BEĞDİLİ (BEYDİLİ/BADILLI) KARACAKURT TÜRKMEN AĞIDI Karacayurt yaylası serindir havası, Ağlar gelinleri, kalmadı sefası. Rakka'ya gidenin bitmez cezası, Çöle düştü Karacakurt'un beyleri... Seyran eder idik Hacıbektaş’ı, Akar gözlerimizden kan ile yaşı. Kızılırmak kıyısı yas tutar taşı, Vuruldu nice Türkmen başları. Yollara düşüldü, tozu dumanla, Geçti koskoca yıl feryat figanla. Yoğruldu şu toprak al kızıl kanla, Kurudu pınarlar, açmaz oldu güller... Fırat’ın ötesi bir kızgın fırın, Bilinmez yarını, hali bu asrın. Sıcağı bir yandan, bir yandan kahrın, Kavruldu çöllerde Türkmen balası... Uzaktan göründü Colab’ın düzü, Ağlatır anaları, körpe kuzuları. Yaktı ciğerleri sıtma marazı, Kırıldı obanın koç yiğitleri. Hasan dağı, Erciyes, Beğdili eli, Ah çektikçe eser ayrılık yeli. Rakka derler bir zehir çölü, Unuttu yaylayı, Seyfe gölünü. Hakkımızda devlet yazdı fermanı, Tükendi dizlerin, kalmadı dermanı. Eksik olmaz dertli başın dumanı, Kırıldı kolu kanadı, Karacakurt'un... Budala...
Resim
  Bektaşi'nin biri hacca gitmiş. ​"Ne gördün?" diye sormuşlar. ​Demiş ki: ​"Bre erenler! ​Taşa taş atıp şeytan taşlıyorlar. ​Taştan ev yapıp kara taşa tapıyorlar. ​'Lâ ilâhe illallah', aklım fikrim ermedi benim bu işe. ​Gönül insanın Kâbesidir; Tanrı'dan gayrısına tapmayın, kimseyi incitmeyin, kalp kırmayın; gönlünüze Tanrı'dan ve sevdiklerinizden başkasını koymayın. İyilik ve doğruluktan ayrılmayın." Açıklama: Tanrının evi insanların yüreğidir. Gerçek anlamda Hac; İnsanın gönlüne yapılan yolculuktur. İnsanın arınması, Tanrıya ermesi, kötü huyları tetketmesi, iyilik, doğruluk ve dürüstlük yolunu benimsemesidir. Fatih Mehmet Yiğit 
Resim
Bir Kızılderili kadın, kendisine İncil uzatan işgalcilere şöyle demiş: “Kitabınızı doğaya bırakın; rüzgâr sayfalarını dağıtacak, yağmur yazılarını silecek ve sonunda yok olup gidecek. Bizim kutsal kitabımız ise doğanın kendisidir.” Bazıları doğayı okumayı bırakıp kitapları kutsallaştırmayı seçti.
Resim
  Aslanlar ne kadar kibarlaşırsa, sırtlanlar o kadar arsızlaşır. Vasil Lukash
Resim
  “Kendin ol. Başkalarının seni yaptığı şey olarak kalma. Hayatın görevi kendini keşfetmek değil, kendini yaratmaktır.” Friedrich Nietzsche
Resim
  “Tanrı kuşları sevdi ve ağaçları yarattı. İnsan kuşları sevdi ve kafesleri yarattı.” — Jacques Deval
Resim
  Buyruk: "Erenlere 40 elma gelse, Erenler 40 kişi olsa; Herbirine birer elma virmek, eşit pay itmek gerek.  Zira yol içinde; Ulu, küçük olmaz." (Erkannameden) *** Bir ekmeği ikiye bölüp yarısını bir aça verene cömert de, kendi yemeyip bütününü muhtaç olana verene ise kardeş de! Türk Bilge Ali Şir Nevai *** Eline bakanla ekmeğini Yüreğine bakanla sevgini paylaş! Türk Atasözü *** "Paylaşmak, sevginin özüdür." Saka Türk Bilgesi Kutlu Burkan  *** Bizim "Sosyal Devlet, Sosyal Adalet"ten anladığımız budur. Üleşmek, bölüşmek, paylaşmak, yardımlaşmak ve dayanışmak. Koca Yunus'un dediği gibi: "Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz." Töre budur, yol budur... Anadolunun bazı yörelerinde Karacakurt Türkmenleri dost ve akrabalarına BÖLE diyerek hitap ederler.  Bunun anlamı; derdi sevinci, ekmeği aşı, seninle bölüşürüm demektir  Fatih Mehmet Yiğit   TÜRK BİLGELİĞİ 
Resim
Ölürüz de kömür gözlüm ölürüz... Ölürüz de kömür gözlüm ölürüz Dost ağlasın zalim felek utansın Kıyamette kavuşmak var biliriz Dost ağlasın kahpe felek utansın Bir çıkmaza girdi bugün yolumuz Geçit vermez sağımızla solumuz Kalır gayrı bizim burda ölümüz Mert ağlasın namert olan utansın Avşar eli yaylasına göçmedik Aşırı/aşın yeyip sularını içmedik Tenhalarda kendimizden geçmedik Can ağlasın hayın felek utansın Dadaloğlu'm yine coştu çağladı Ak üstüne karaları bağladı Firkat odu yüreciğim dağladı Ben ölem de Çapanoğlu utansın Türk Halk Türküsü Söz: Oğuz-Türkmen-Avşar Ozan Dadaloğlu  Türkü/Müzik/Beste: Fatih Mehmet Yiğit
Resim
  GÖK-TÜRK BİLGE KAĞAN YAZITINDA GEÇEN TÜRK YÖNETİCİSİNDE BULUNMASI GEREKEN TEMEL ÖZELLİKLER: -BİLGE OLMAK (Akıl ve Bilim yolunu takip etmek, stratejik zekaya sahip olmak, uyanık olmak) -ALP OLMAK (Savaş sanatını bilmek, iyi bir savaşçı, mücadeleci ve güçlü bir karaktere yani savaşçı ruhuna sahip olmak) -TÖRELİ OLMAK (Adil yani Tüzeli olmak; adaletle hükmetmek, Töreden ayrılmamak) -BUDUNCU OLMAK (Ulusu ve Ülkesi için yorulmadan, usanmadan özveri ile çalışmak, yoksul milleti bay/zengin, güçsüz milleti güçlü kılmak. Sosyal refahı ve barışı temin etmek)  -KUTLU OLMAK: Tanrıdan bahşedilen yetki, erk (yönetme gücü) ve bir liderde bulunması gereken üstün liderlik özelliklerine sahip olmak. Türk Vatanını düşman işgalinden kurtaran, Türkiye Cumhuriyetimizi kuran, Türklerin büyük Atası, Başbuğ ATATÜRK de bu beş özelliğe sahip Bilge bir lider, öncü ve önderdir.  *** Üstte gökyüzü, altta yağız yer yaratıldığında, ikisinin arasında insanoğlu yaratılmış. İnsanoğlunun üzerine de atalar...