Kayıtlar

Haziran, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Resim
  “Bir memleketteki azınlık eğer menfaatini çoğunluğun cehaletinde ararsa umumi felaket muhakkaktır.”  (Atatürk, 1923)
Resim
  En küçük eylem, en büyük istekten daha iyidir. John Burroughs
Resim
  "Dünyanın güzelliğini düşünenler, yaşam sürdükçe dayanacak güç rezervleri bulurlar. Doğanın tekrarlanan nakaratlarında sonsuzca iyileştirici bir şeyler var geceden sonra şafağın, kıştan sonra baharın geleceğine dair güvence.”  — Rachel Carson
Resim
  "Dua bir şey isteme değildir: o, bir varoluş biçiminin ifadesi, var olmayı ve var etmeyi sağlamanın bir aracıdır... Dua, Yaratıcı Hayal gücünün en yüce biçimi, en üstün eylemidir." HENRI CORBIN
Resim
  Muhteşem resim analizi: Siz olsanız İlk önce kimi kurtarırdınız? Yaşlı adam geçmişi ve dini temsil eder, sakal mirası temsil eder, kırmızı renk ise yaşlı adamın dindar yerini simgeler.. Ve oğul geleceğin sembolü ve eş hayatın, toprağın, sevginin sembolüdür.  Barış  tablonun detaylarında gizlidir..  Kurtarılabilecek en yakın ve en hafif çocuktur, ancak geleceği olmayan az gelişmiş, çok sömürülmüş dindar ve kindar, adamı kurtarmaya kararlıdır. Yanlış da olsa inançlarına tutunur!! Sonuç, geleceği boğmak için geçmişe tutunmaktır.. Siyah renk bir insanın kafasının cehalet ve bağnazlığın  bir işareti olarak  sergileniyor. Oğlu ve eşi  boğulurken (geleceği yok edilirken)  sakallı bir adamı kurtaran bir adamı tasvir eden bu tablo, rönesans öncesi Avrupa devletini anlatıyor.. * Bu tablo Fransız ressam Joseph Desire Court ' in en iyi eserlerinden biridir... (Alıntıdır)
Resim
  "Kendini büyük görme! Bugün ayağının altında biten ot, yarın üstünde bitecek." Türk Bilge Eren  Hacı Bektaşı Veli
Resim
  "Bugün Sovyetler Birliği, dostumuzdur; komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını kimse bu günden kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalabilir. Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir… Bizim bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak, yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lâzımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevî köprüleri sağlam tutarak. Dil bir köprüdür… İnanç bir köprüdür… Tarih bir köprüdür… Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. Onların (Dış Türklerin) bize yaklaşmasını beklememeliyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gereklidir…" ATATÜRK  TÜRK BİLGELİĞİ  29 Ekim 1933-Çankaya Köşkü 1991'de SSCB Dağıldıgında; Azerbaycan, Özbekistan, Türkmeni
Resim
  YUNAN MİTOLOJİSİNDEKİ; TÜRK KÜLTÜR İZLERİ  Günümüzde Yunan Mitolojisi olarak bilinen bir çok Efsanenin kökeni eski Türk Destanlarına dayanmakta olup; İskit Saka Türkleri başta olmak üzere Truvalılar ve onların devamcısı Etrüskler vasıtasıyla Yunan-Grek kültürüne geçmiş, zamanla bu destanlar Yunan Grek kültürüne mal edilmiştir. Örnek vermek gerekirse: -APOLLON/APULU: Yunan Mitolojisindeki Apollon efsanesi Kökeni Türk kültürüne ve Türk Destanlarına dayanmaktadır. Açıklamak gerekirse "Apollon" Etrüsk Mitlerinde "Apulu" ismi ile anılır. Orfe öğretisinde sezgi, ilham ve vicdanın sembolü olan Apollon'dan Yunan mitolojisinde kökeni Luvi dilinde ışık anlamına gelen, kurt anlamındaki “lyk” (Latincede lux biçimine dönüşmüştür) sözcüğünden türeyen "Lykya"'lı olarak söz edilir. Likyalı sıfatının Apollon adının aslı olduğu, bir iddiaya göre, Etrüsk dilinde bir ilahı belirtmek üzere kullanılan Aplu, Apulu ya da Aplum adıdır. Yunan Mitolojisinde Apollonun doğ
Resim
  Türk Ulusu uyanmadan Türk Yurdu kurtulmaz... Fatih Mehmet Yiğit
Resim
  Dağlarda duman gözeldi Gaşların keman gözeldi Sözüne hiç bir söz olmaz Gözlerin yaman gözeldi Alıpdın ağlımı başdan Kişme yolmaz göz gaçdan Seni ben yaman sevirem Ürehten candan sevirem Mene gel eyle vefa yar Aşığa etme cefa yar Alıpdın ağlımı başdan Kişme yolmaz göz gaçdan Söğütler başın eyende Sene men canım deyende Sanaram dünya menimdi Gözüne gözüm deyende Alıpdın ağlımı başdan Kişme yolmaz göz gaçdan Türkiye-Azerbaycan  Türk Halk Türküsü https://youtu.be/8f19MkC95ZM
Resim
  Ben feleği gördüm semah dönerken Dünyadan ahrete göçeyim derken Kol kanat bağladım uçayım derken Kırdı kanadımı kolumu felek Bir murat almadan fani dünyadan Yetim yavrularım ağlar arkamdan Vadem tekmil ise al canı candan Etmem sana mihnet beş günlük felek Pir Sultan abdalım böyle buyurdu Yakasız gömleği bana giydirdi Ben ayrılmaz idim felek ayırdı Her daim zulümün bana mı felek Türk Halk Türküsü  Ulu Türk Ozan Pir Sultan Abdal https://youtu.be/WJLNojUlAu0 Eski Türk Gök-Tanrı inancında; yaratıcı Tanrı'nın  evreni döndürerek yarattığına inanılmıştır. Evren kavramı; anlam itibariyle evrilmekte dönmekte olan gök anlamını ifade eder. Türkler göğün dönüşünün (uzay-zaman) döngüsünün kaderi meydana getirdiğine inanmışlar. Yıldızlarla insanlar arasında görünmez bir bağ olduğuna inanmışlar bu nedenle; Göğün dönüşünü, yün eğertilirken çıkrığın dönüşüne benzettiklerinden kadere Gök-Çarkı/Gök-Çıkrığı demişler daha sonraki dönemlerde buna Çarkıfelek denmiştir. Türkçemizde birisine "kaderi
Resim
  Deri ve ahşaptan mamül Torsık adı verilen; kımız, ayran veya su gibi sıvı içeceklerin konulduğu Mataranın; Türk kültür ögesi olarak Ulu Türkistandan, Türkiye ve Balkanlara değin, Türkler arasında halen yaşatılması güzel. (Kazakistan, Türkiye ve Balkan Türkleri)
Resim
Eski Türk Sosyal Yaşamında; yokluk, yoksulluk yoktu. Sosyal Devlet kültürü; yardımlaşma ve dayanışma vardı. Bunu aşağıda görüleceği üzere Oğuzname Dede Korkut Destanlarında görmek mümkündür: "Oğuz Beyi Dirse Han, Hanım ehlinin (eşinin) sözüyle Ulu Toy eyledi, dilek diledi. Attan aygır, deveden buğra, koyundan koç kırdırdı. İç Oğuz, Dış Oğuz beylerini üstüne yığınak etti. Aç görse doyurdu. Çıplak görse donattı. Borçluları borcundan kurtardı. Tepe gibi et yığdı. Göl gibi kımız sağdırdı." Günümüzde Türk toplumu; Öz yurdunda yoksullaştırıldı. Kurban bile kesemez, mutfağına ihtiyacı olan eti bile alamaz hale geldi. Asgari ücretli, emekli; aldığı maaşla 2000 TL bayram ikramiyesi ile nasıl kurban kessin? Gerçek Milliyetçilik, hamasi nutuk atmak değil; halkı yoksulluktan kurtarmak, bay(zengin) kılmaktadır. Fatih Mehmet Yiğit
Resim
  Ezelden güzelden gönlümüz geçmez Biz aşığız Hakk’tan didar isteriz Sofu ne söylersin kulak işitmez Biz aşığız Hakk’tan didar isteriz Sofu ne söylersin bilmem dilinden Çünkü sen bilmezsin aşkın halinden Bülbül vazgeçer mi gonca gülünden Biz aşığız Hakk’tan didar isteriz Bu derde düş olmuş Sırrı kan ağlar Nar-ı hasret ile ciğerim dağlar Bu derde düşenler cenneti neyler Biz aşığız Hakk’tan didar isteriz Türk Halk Türküsü  https://youtu.be/2oDvAoRzp2g Bahse konu Türkü'de Ulu Türk Ozanlar Nesimi ve Yunus Emre etkisi görülmektedir. "Sofu ne söylersin bilmem dilinden" Sözleri Nesimi'nin: "Arabi, Farisi bilmem, dile minnet eylemem" Sözlerini hatırlatmakta. Zira Türk Ozanlar, Baba Erenler; Türkülerini, deyişlerini, Türkçe söylemişler, ibadetlerini Türkçe yapmışlar. Eski Türk inancında olduğu gibi ruhban sınıfı olmadan aracısız Tanrıya alkış kılmışlardır. Zira Ulu Tanrı her dili bilir. Bunu İskit Saka Türk Bilge Dodindak: "Tüm diller,  Tanrının kulakları için b
Resim
  Ey göz! Ey göz! Düşman göz! O kadının gözü, o erkeğin gözü! O komşunun gözü!  O düşmanın gözü! Ey göz!  Sen bir eve girince fırındaki çanak çömleği tuz buz edersin! Sen gemicinin gemisini parçalarsın! Güçlü öküzün boyunduruğunu, Koşan Atın bacağını kırarsın! Usta dokumacının tezgahını parçalarsın! iyi geçinen kardeşlerin arasını bozarsn! Defol göz! Defol göz! 7 nehirden, 7 kanaldan öteye, 7 dağdan ileriye git! Göz, kendi sahibinin yüzünde çanak gibi parçalan! Sümer Türklerinin (göz değmesinden) nazardan korunmak için okudukları Alkış/Kargış (Nazar duası) Tataristan Türklerinde göz değmesin diye okunan alkış: GÖZ DEYMEDEN  Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz Toprağa olsun, Tü, Tüf!  Bir, iki, üç, dört, beş altı, yedi, sekiz  Saçılıp gitsin!  Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi  Yele gitsin!  Bir, iki, üç, dört, beş, altı  Başkalarının olsun!  Bir, iki, üç, dört, beş  Bezip gitsin!  Bir, iki, üç, dört  Işığın olsun!  Bir, iki, üç  Uçup gitsin!  Bir, iki  Yere batsın!  Bir