Gök Gözlü Bozkurt’un İzi: İkinci Ergenekon Karanlık çökmüştü Türk’ün yurduna, Pay edilmişti toprak, zincir vurulmuştu kurduna. Sönmek üzereyken ocaktaki son ateş, Göklerden bir muştu gibi doğdu o güneş. On Dokuz Mayıs günü Samsun’un ufkunda, Bir vapur yanaştı, umut yüklü adı Bandırma. Gök gözlü bir Bozkurt ayak bastı karaya, Merhem olmak için kanayan her yaraya. Bu çıkış, Türk’ün ikinci Ergenekon’uydu, Tutsaklık zincirlerini kıran bir muştuydu. Dağları eriten o eski demirci gibi, Ateşledi Ata’m Millî Mücadele fikrini. Amasya, Erzurum, Sivas’ta yankılandı sesi: "Ya istiklal ya ölüm!" oldu Türk’ün nefesi. Kurtuluş Savaşı denen o kutsal mahşerde, Küllerinden doğdu millet, her cephede, her yerde. Kocatepe’den baktı o çelik bakışlı lider, Dediler: "Türk bitti", Ata’m dedi: "Geldikleri gibi giderler!" Gök gözlü Bozkurt’un önderliğinde şahlanan ordu, Al bayrağın kanıyla yeniden vatan yaptı bu yurdu. Açtığın bu yolda, yaktığın o kutsal meşaleyle, Yürüyoruz sonsu...