Kayıtlar

Resim
  Türk Ulusu uyanmadan Türk Yurdu kurtulmaz! Fatih Mehmet Yiğit
Resim
  ATATÜRK'ÜN SON ZAFERİ HATAY'IN TÜRKİYE'YE KATILIŞI "Hatay benim namusumdur... Kırk asırlık Türk yurdu, düşman elinde kalamaz!"  Başbuğ ATATÜRK Misak-ı Milli sınırları içerisinde bulunan Hatay ( İskenderun Sancağı ) Fransa ile yapılan 1921 Ankara Antlaşmasıyla Türkiye sınırları dışında kalmıştı. Bölge Suriye ile birlikte Fransız mandası altına girmişti. Ancak Türkiye Hatay’daki Türklerin haklarının korunması ve bölgeye özerklik verilmesi ile ilgili bazı maddeleri antlaşmaya eklemişti. Ankara Antlaşmasına göre bölgede özerk bir yönetim kurulacaktı. Türk kültürünün gelişmesi için her türlü imkan oluşturulacak ve Türkçe resmi bir niteliğe sahip olacaktı. 1920’li yıllarda Hatay ve çevresinin yönetimini idari olarak Suriye’den ayırmaya başlayan Fransa’ya Suriye’den ciddi tepkiler geldi. Buna rağmen Fransa, Hatay ve çevresini Kuzey Suriye Hükümeti olarak Milletler Cemiyetinde tescil ettirdi. Böylece İskenderun Sancağının özerkliği uluslararası alanda kabul edilmiş oldu...
Resim
  Akdeniz'i Türk gölü yapmak için büyük mücadele veren, Avrupalıların askeri başarılarından ve cesaretinden dolayı "Dragut" (Ejderha) lakabıyla andığı, Bodrum Turgutreis beldesine adını veren, Trablusgarp fatihi büyük Türk amirali Turgut Reis'i şehit oluşunun yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun. Turgut adı eski Türkçede: Tur: Durmak, yaşamak, hayatta kalmak, var olmak. Gut: Kut sahibi. Tur + gut: Ayakta duran, zorluklara karşı direnen, sarsılmayan; "güçlü, dirençli, Tanrı'dan kut almış" ve bir yerde sabit duran, orayı yurt edinen, mesken tutan kişi anlamlarına gelir. Herodot'un Tarihi'nde bahsettiği İskitlerin efsanevi kurucusunun adı olan "Targitaos" sözcüğü de Türkçe kökenli olup Türkçedeki Tarkan, Targitay, Turgut gibi sözcüklerle benzer anlamlar içerir. Fatih Mehmet Yiğit
Resim
  Baba sarsılmaz bir dağdır, Baba gölge veren bir çınardır, Baba candır... Baba; Fırtınada sığınılan bir limandır, Yeri geldiğinde arkadaş, Yeri geldiğinde bir sırdaştır... Baba; Evin direğidir, ocağın tüten yüreğidir, Doğduğunda ad verendir, El veren, vakti geldiğinde everendir, Sevse de pek söylemeyendir, Olmasa da "yok" diyemeyendir, Varını yoğunu çocukları için tüketen, Yeri geldiğinde canını bile verendir. Baba candır, Baba atadır... Tüm Baba ve Atalarımızın "Babalar günü" kutlu ve uğurlu olsun. Bu dünyadan göçüp gidenlerin ise ruhları şad mekanları Cennet/Uçmak olsun. Fatih Mehmet Yiğit Bugün Babalar diğer adıyla Atalar günü.  Eski Türk inanç sisteminde Atalara saygı önemli bir yer tutar. Ata ve Analarımızı analım, ruhlarını şad kılalım, alkışlarını (dualarını alalım), Tanrı buyruğu Töre üzere yaşayıp Bengisuyumuzu içelim, Atalar-Analar yurdumuz Uçmakta buluşalım. Hun Türkleri, Kağanları ile birlikte Mayıs ayında; Atalar mağarası ve kurganlarını (Ata-Ana mezar...
Resim
TÜRKLERDE (ONLUK, YÜZLÜK, BİNLİK, ONBİNLİK) ASKERİ ÖRGÜTLENME HİYERARŞİSİ: BİRLİK SİSTEMİ Giriş: Bozkırın Matematiği ve Türklerin Askerî Dehası "Birlik Sistemi" Türklerin askerî teşkilatlanması, yalnızca bir savaş stratejisi değil; aynı zamanda kadim bir dünya görüşünün, sayı ve düzen felsefesinin dışavurumudur. "On" sayısına dayalı bu sistem (onluk, yüzlük, binlik, on binlik), Türklerin bozkır imparatorluklarında tıpkı bir saatin dişlileri gibi işleyen, esnek ama son derece disiplinli bir yönetim ve savaş mekanizması yaratmıştır. Bu sistem, Türkleri tarih sahnesinde eşsiz kılan mobil savaş gücünün temel taşıdır. Türklerde ordu ve ulus iç içeydi; savaş zamanında bütün halk bir ordu hâline gelmekteydi (Ordu-Millet anlayışı). Bu nedenle hemen hemen her Türk bir savaşçı olarak yetişmekte ve askerliğe özel bir meslek gözüyle bakılmamaktaydı. Ordunun başkomutanı kağan olup, Türk kağanı her savaşta ordunun başında bulunur ve orduya bizzat komuta ederdi. Bozkır coğrafyasın...