"Her şeyi kaybetmiş bir adamdan daha tehlikeli olan tek şey, Tanrı'nın yanında olduğuna inanan bir adamdır."
— Voltaire
Her şeyini kaybetmiş bir adam tehlikelidir; çünkü kaybedecek bir şeyi kalmamıştır. Ne bir düzeni gözetir, ne bir bedel ödemekten korkar. Ancak bu tehlike yine de bir sınırla bağlıdır: İnsani sınırlarla.
Oysa Tanrı'nın kendi yanında olduğuna, eylemlerini yüce bir iradenin onayladığına inanan adam:
- Dini ve Tanrıyı kendi çıkar ve eylemlerini gerçekleştirmek için bir araç olarak kullanır. Her eylemini Tanrısallaştırır ve meşru görür. Kendisine karşı olanları ise Tanrıya düşman görür. Buna hem kendisini hem de başkalarını inandırır.
- Sorumluluk hissetmez: İşlediği en büyük cürümleri bile kişisel bir hırsla değil, "kutsal bir görev" adına yaptığını sanır. Vicdan, yerini dogmanın soğuk rahatlığına bırakır.
- Pazarlık kabul etmez: İnsan insana elbet bir noktada uzlaşabilir; ancak ilahi bir görevi ifa ettiğine inanan biriyle müzakere yürütülemez.
- Kendi fani korkularını aşar: Ölmekten de öldürmekten de çekinmez, çünkü eylemini faniliğin ötesinde bir yere yerleştirmiştir.

Yorumlar
Yorum Gönder