GİTME

Gözlerin nehir gibi akar içime,
Geceye bir yıldız düşer uzaktan.
Dokunur sessizlik yalnızlığıma,
Bir türkü yükselir eski sevdadan.

​Yollar uzun, yollar sisli ve derin,
Rüzgâr fısıldar adını yapraklara.
Hani o içimi ısıtan ellerin?
Düşerim yine sensiz yollara.

Dağlar geçit vermez, kar boran olur
Sana varmayan yol zindan olur
Senin sevdana düşen viran olur
Beni yaban ellerde koyup da gitme

​Bulut gelir şu dağların başına
Merhamet eyle gözüm yaşına
Yazık etme gençlik çağıma
Beni bu ellerde koyup da gitme

​Gül açmaz oldu gönül bağımda
Ateşler yanar sol yanımda
Kuşlar bile ötmüyor dalımda
Beni bu ellerde koyup da gitme

​Kurudu pınarlar, akmaz oldu gözyaşım
Rüzgar estikçe ateş olur yanarım
Her geçen yolcudan seni sorarım
Beni bu ellerde koyup da gitme

​Gözümün yaşını sel edip aktım
Gül yüzün uğruna dünyayı yaktım
Bir tek sen var idin, ardından baktım
Beni bir başıma bırakıp gitme

Yeller eser şu garip başımda
Silinmez yazı var gönül taşında
Zehir katma ekmeğime aşıma
Beni bu ellerde koyup da gitme

​Göçüp gitti kervan, toz kaldı geride
Derman bulamadım dertli yüreğe
Düştü gönlüm amansız bir feleğe
Beni bu ellerde koyup da gitme

​Karanlık çöker gündüzüme geceme
İsmin hece oldu her bir cümleme
Kıymadan bu cana, bu son nefesime
Beni bu ellerde koyup da gitme

​Yaprak döküldü, dal sarardı kaldı
Felek sillesini hep bana vurdu
Ne çabuk unuttun sözü, ikrarı,
Beni bir başıma bırakıp gitme

Fatih Mehmet Yiğit 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar