Turnaların Kanadında Sevdalar...

Kanatlarında taşır özlemi göçen turnalar, Gökyüzünde asılı kalmış bir umut gibi. 
Bir yanım yedi veren gül, bir yanım isyan, 
Dağları aşar da yüreğimi dağlar bu yangın. 

Kaç bahar devrildi unuttum senin uğruna, 
Yollara serdim gözlerimi, gelmezsin bilirim. 
Ayrılık bir karanfil gibi takılmış yakamıza, 
Ben bu gurbet elinde her gün biraz eksilirim.

Sevda dediğin nedir ki? 
Bir avuç kor, bir büyük sızı, 
Hasretin bağrımda kök salmış dev bir çınar.
Sussam yürek çatlayacak, konuşsam fırtına, 
Yine de bu sevdadan vazgeçmeye kimin gücü yeter? 

Uçun turnalar, uçun yarimin olduğu diyara, 
Söyleyin, bu isyan ne toprağa ne de göğe. 
Bir özlem ki sığmaz ne şiire ne de sazın teline,
Ayrılık boynumuzu bükse de aşk yenilmez hasrete.

Gölgem kalsın bu dağlarda, ruhum sürgünde,
Gözlerim yollarda bir iz arar, bir fısıltı. 
Karanlık sarmış dört yanımı, mevsim gecede, 
Bir yangın ki bu, rüzgârı bile yakar geçer. 

Ne kül kalır geride ne de tutunacak bir dal, 
Adını ansa dudaklarım, kanar en derin yaram. 
Zaman bir cellat gibi durur başımda, gel de al.

Kaç geceyi böldü bu sessizlik, kaç düşü yaktım? Şehirler uykuda, ben senin yokluğunda uyanık. 
Bir kuş kanadında gönderdim sana yorgun selamı, 
Gökyüzü bile bu ağır sevdama artık tanık. 
Sokaklar daralır, duvarlar üstüme yürür sanki, 
Her köşede senin ayak izlerin, senin sesin. 

Ben ki bir nefeslik canımla direndim bu harbe, 
Şimdi hangi rüzgâr söyler bana nereye gittiğini?
Bırak boynumuzu bükse de bu zalim ayrılık, 
Köklerimiz toprağın altında birbirine sarılır. 
Bu sevdadan geriye ne bir pişmanlık kalır ne ah,
Sadece gökyüzüne kazınmış bir sadakat yazılır.

Uçun turnalar, selam edin o vefalı yare, 
Değin ki; eksilse de bedeni bu yaban elde, 
Yüreği hâlâ ilk günkü gibi aynı yangında.

Fatih Mehmet Yiğit 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar