Turan-Türk Kam/Şaman Şifacılığında Trepanasyon (Kafatası Açma) ve Beyin Ameliyatı Uygulamaları: Anadolu, Altay, Sibirya ve Türkistandan (Orta Asya'dan) Arkeolojik Kanıtlar
Giriş
Trepanasyon, tıp literatüründe kafatasının belirli bir bölgesinde, baş derisi kaldırıldıktan sonra beyin zarlarına (dura mater) zarar vermeden bir kemik parçasının delme, kazıma veya kesme yoluyla çıkarılması işlemidir. Bu operasyon, dünya üzerinde pek çok kadim kültürde hem yaşayan bireylerde tedavi amacıyla hem de ölüler üzerinde ritüel amaçlarla uygulanmıştır. Arkeolojik araştırmalar, trepanasyonun Turan-Türk toplulukları tarafından da bilindiğini ve uygulandığını ortaya koymaktadır. Bu makale, Türk kam/şaman şifacılığı bağlamında Anadolu, Dağlık Altay, Sibirya, Moğolistan ve Özbekistan coğrafyasında tespit edilen trepanasyon buluntularını, kullanılan teknikleri ve bu uygulamaların şamanik arka planını arkeolojik ve antropolojik kaynaklar ışığında ele almaktadır.
---
1. Anadolu’da Trepanasyon Buluntuları
Aşıklı Höyük (Aksaray) — M.Ö. 10.000
Anadolu’da yaşayan bir birey üzerinde yapıldığı kanıtlanmış en eski trepanasyon örneği, Aksaray ilindeki Aşıklı Höyük’te bulunmuştur. Yaklaşık 10 bin yıl öncesine tarihlenen, 20-25 yaşlarında bir kadına ait kafatasında, oldukça düzgün biçimde açılmış bir delik tespit edilmiştir. Deliğin kenarlarındaki iyileşme izleri (kallus oluşumu), bu kişinin ameliyattan sonra yaşamını sürdürdüğünü göstermektedir. Bu bulgu, Anadolu’da nöroşirürji tarihinin başlangıcı olarak kabul edilmektedir (Tuğcu, 2010).
Bir başka Aşıklı Höyük örneğinde ise kafatasının bregma (alın kemiğiyle her iki yan kafa kemiğinin birleştiği yer) bölgesinde, 13 küçük delik açılarak elips şeklinde bir kemik parçası çıkarılmış ve ameliyat sonrası bu parça aynı bölgeye yeniden konmuştur. Bu durum, operasyonun tedavi amacıyla gerçekleştirildiğini açıkça göstermektedir.
Kaniya Bekan Nekropolü (Van) — M.Ö. 1.200 (Demir Çağı)
Van’ın Çatak ilçesindeki Kaniya Bekan Nekropolü’nde yürütülen kazılarda, Demir Çağı’na tarihlenen yaklaşık 400 iskeletten 30’unun kafatasında trepanasyon izleri tespit edilmiştir. Bu nekropol, Türkiye’de bu kadar çok sayıda trepanasyon örneğinin bir arada bulunduğu tek yer olarak kaydedilmiştir. Kazıların bilimsel danışmanı Dr. Gulan Ayaz, mezarlarda dört farklı trepanasyon tekniğinin (oluk açma, kesme, delme ve kazıma) kullanıldığını belirlemiştir. Ameliyat olan bireylerin yaklaşık %60’ında iyileşme izleri gözlenmiş olması, bu operasyonların oldukça başarılı bir şekilde gerçekleştirildiğini göstermektedir (Arkeofili, 2023).
Euromos Antik Kenti (Muğla) — M.Ö. 200
Muğla’nın Milas ilçesindeki Euromos Antik Kenti’nde yürütülen arkeolojik kazılarda, 2 bin 200 yıl öncesine tarihlenen yetişkin bir erkek kafatasında beyin ameliyatı izleri bulunmuştur. Kazı başkanı Dr. Öğretim Üyesi Abuzer Kızıl, bu ameliyatın bir baş ağrısı ya da kafatasındaki bir problemle ilgili olabileceğini belirtmektedir. Aynı mezarlarda ele geçen tıp aletleri, Euromos’un bu tür operasyonları gerçekleştirebilecek düzeyde hekimlere sahip olduğunu göstermektedir.
Anadolu Genel Değerlendirme
Erdal ve Erdal (2011) tarafından yapılan kapsamlı bir çalışmada, Anadolu’da 23 farklı yerleşimden 40 bireyin trepanasyon geçirdiği tespit edilmiştir. Anadolu’daki trepanasyonlar, Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem’den Geç Osmanlı Dönemi’ne kadar yaklaşık 10 bin yıllık bir zaman dilimine yayılmakta ve tüm Anadolu’ya dağılım göstermektedir. Ana teknikler delme ve kesme olup, kazıma ve dikdörtgen testere teknikleri Erken Tunç Çağı’nda, delme-ve-kesme tekniği ise Demir Çağı’nda ortaya çıkmıştır. Trepanasyonların yarısından fazlası kafa travması nedeniyle uygulanmıştır.
Resimler:
Trepanasyon Uygulamasının ilk örneğini insanlık tarihinin en eski ören ve tören ( kam/şaman ayin, ritüel) yerlerinden Göbeklitepedeki arkeolojik buluntularda da görmek mümkün
---
2. Sibirya ve Dağlık Altay’da Trepanasyon Örnekleri
Dağlık Altay’da İskit/Saka Dönemi Trepanasyonları (M.Ö. 4.-3. yüzyıl)
Dağlık Altay’da erken dönem göçebelerine ait yaklaşık 150 kafatası örneğinden oluşan bir seride, antemortem (yaşam süresinde) trepanasyon uygulanmış üç örnek tespit edilmiştir. Bu örnekler, M.Ö. 4.-3. yüzyıla tarihlenen alt statüdeki mezarlardan çıkarılmıştır. Araştırmacılar Chikisheva, Zubova, Krivoshapkin ve diğerleri tarafından yapılan çok disiplinli incelemede, trepanasyonların ritüelistik olmaktan ziyade tıbbi amaçlı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu üç örnekten biri, Altay Cumhuriyeti Çamal Bölgesi'ndeki Bikeh III Kurgan 3'ten çıkarılan 50-60 yaşlarında bir erkeğe aittir. Araştırmalar, Altay-Sayan Dağları'nın M.Ö. 4.-3. yüzyıldaki sakinlerinin karmaşık kafatası cerrahisini gerçekleştirecek yeterli bilgi ve beceriye sahip olduğu fikrini desteklemektedir. Aletlerin kalay bronzundan yapılmış olması ve Güney Sibirya'da bu tür bronzun döküldüğü tek yerin Minusinsk Havzası olması nedeniyle, en az iki başarılı trepanasyonun muhtemelen bu bölgeden gelen kişilerce yapıldığı düşünülmektedir (Chikisheva vd., 2026).
Anzhevsky Bölgesi (Krasnoyarsk) — Bronz Çağı
Sibirya’da yapılan arkeolojik araştırmalar, trepanasyonun Türk şaman/kam gelenekleriyle ilişkili olduğunu göstermektedir. Krasnoyarsk bölgesindeki Kansk'ın güneydoğusundaki Anzhevsky arkeoloji bölgesinde, Nefteprovod II mezarlığında bulunan 30-40 yaşlarında bir erkeğe ait kafatası, Bronz Çağı’na tarihlenmektedir. Kafatasının sol kemiğinde kemiğin iyileştiğine dair belirgin izlere sahip bir deliğin yanında, kemik katmanlarında iltihaplanma belirtileri de tespit edilmiştir. Bu durum, hastanın ameliyattan sonra bir süre yaşadığını ancak iltihaplanma nedeniyle hayatını kaybetmiş olabileceğini düşündürmektedir (Liesowska, 2016).
Eski cerrah ve Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü araştırmacısı Dr. Sergey Slepçenko’ya göre, başarılı bir trepanasyonun sırrı hastanın cerraha güveninin tam olması ve cerrahın gerekli beceri ile bilgiye sahip olmasıydı. Cerrah muhtemelen hastanın sol tarafında, yüz hizasında duruyordu. Araştırmacılar, cerrahın deriyi keserken bir yardımcının yaranın çevresinden deriyi tutarak gerdiğini ve araç gereçleri cerraha uzattığını düşünmektedir. Bu kesik açma yöntemi, bu Sibiryalının ameliyatından 600 yıl sonra Hipokrat’ın eserinde açıklanmıştır.
Resimler:
---
3. Orta Asya’da Yeni Bulgular: Moğolistan ve Özbekistan
Son yıllarda Moğolistan ve Özbekistan’da yapılan arkeolojik keşifler, Türk kam/şaman şifacılığı geleneğinin coğrafi ve kronolojik kapsamını önemli ölçüde genişletmiştir. Bu bulgular, Orta Asya’nın Bronz ve Erken Demir Çağlarında da karmaşık kafatası cerrahisinin uygulandığını ve bu geleneğin geniş bir kültürel ağ üzerinden yayıldığını göstermektedir.
Chandman Dağı (Moğolistan) — M.Ö. 7.-3. yüzyıl (Erken Demir Çağı)
Uvs bölgesindeki Chandman Dağı (Чандмань) kazıları, Altay ve Sayan Dağları çevresindeki toplulukların gelişmiş cerrahi tekniklere sahip olduğunu gösteren en somut arkeolojik kanıtlardan biridir. Chandman kültürü, Moğolistan’ın kuzeybatısı ile Güney Sibirya’da Erken Demir Çağı’nda yaşamış göçebe bir kültür olarak tanımlanmaktadır.
Kazı Tarihçesi: Chandman mezarlığındaki kazılar, 1972-1974 yılları arasında Moğolistan İlimler Akademisi ve Sovyet arkeologlardan oluşan ortak bir ekip tarafından yürütülmüştür. E. A. Novgorodova ve V. V. Volkov öncülüğündeki bu kazılar, bölgedeki mezar alanının tamamını ortaya çıkarmıştır. Volkov’un Улангомский могильник (Ulangom Mezarlığı) başlıklı monografisi, bu kazılardaki tüm iskelet ve buluntu çizimlerini barındırmaktadır (Novgorodova & Volkov, 1978).
Bulgular: Araştırmacılar, Chandman mezarlığından çıkarılan 108 kafatasını incelemiştir. Bunların 48’i erkek, 31’i kadın ve 5’i çocuk olup ahşap mezar odalarından; 15’i erkek, 5’i kadın ve 3’ü çocuk ise taş sandukalardan çıkarılmıştır. İncelenen grupta 12 kafatası yaralanması tespit edilmiş olup, bunların 4’ünde trepanasyon delikleri bulunmaktadır. Yaralanmaların büyük çoğunluğu erkeklerde görülmüş ve savaş operasyonları sırasında alınan darbelere işaret etmektedir (Naran & Tumen, 1997).
Hayatta Kalma Oranı (Osteointegrasyon): Çıkarılan örneklerin önemli bir kısmında kemik kenarlarının yuvarlandığı ve yeni kemik dokusunun oluştuğu (osteogenez) tespit edilmiştir. Bu durum, hastaların operasyon sonrasında uzun süre yaşamaya devam ettiğini, enfeksiyon kontrolünün ve sterilizasyon yöntemlerinin (bitkisel kompresler, dağlama vb.) uygulandığını göstermektedir.
Kültürel ve Tıbbi Bağlam: Bölgede daha sonraki yüzyıllarda Otoç (hekim) ve Maaramba (geleneksel tıp bilgini) olarak anılan kişilerin uyguladığı cerrahi ve fiziksel tedavi yöntemlerinin temelleri bu döneme dayanır. Geleneksel tedavilerde damardan kan alma (hanuur), dağlama (tönöört) ve kırık-çıkık müdahaleleri (baryach) tıp metinlerine girmeden önce pratikle aktarılan bir gelenekti.
Resim:
...
Djarkutan (Özbekistan) — M.Ö. 2000 (Orta/Geç Bronz Çağı)
Günümüz Özbekistan’ının güneyinde, Afganistan sınırına yakın bölgede yer alan Djarkutan (Jarkutan) arkeolojik alanı, Orta Asya’da bilinen en eski cerrahi müdahalenin kanıtlarını sunmaktadır.
Kazı Tarihçesi: Kazılar, İtalya’daki Salento Üniversitesi, Termez Devlet Üniversitesi ve Semerkand Arkeoloji Enstitüsü’nün ortak uluslararası projesi kapsamında yürütülmektedir. 2024 yılında başlayan çalışmalar, Nisan 2026’da önemli bir bulguya ulaşmıştır.
Bulgular: Araştırmacılar, yan yana gömülmüş iki çocuğa ait kalıntılar bulmuştur. Biri yaklaşık 3, diğeri ise yaklaşık 5 yaşlarındadır. 5 yaşındaki çocuğun kafatasında, ölümünden önce yapılmış olduğu anlaşılan, trepanasyon adı verilen cerrahi bir açma işleminin izleri tespit edilmiştir. Bu bulgu, M.Ö. 2000 yıllarına (Geç 3. Binyıl) tarihlenmekte olup, Orta Asya’da bilinen en eski cerrahi müdahale ve Asya’daki en erken örneklerden biri olarak kabul edilmektedir.
Tedavi mi Ritüel mi? Operasyonun neden gerçekleştirildiği kesin olarak bilinmemektedir. Baş yaralanmaları, epilepsi, şiddetli baş ağrıları, nörolojik rahatsızlıklar veya davranış bozuklukları olası nedenler arasında sayılmaktadır. Ancak Bronz Çağı toplumlarında şifa ile ritüel arasındaki sınırın kesin olmadığı, bu nedenle işlemin hem tıbbi hem de kutsal bir anlam taşımış olabileceği vurgulanmaktadır.
Hayatta Kalma Durumu: Araştırmacılar, çocuğun ameliyattan sağ kurtulup kurtulmadığını henüz kesin olarak belirleyememiştir. Açıklık çevresinde iyileşme belirtileri gözlemlenmekle birlikte, bu bulguların yorumlanması devam etmektedir.
Tarihsel Önemi: Keşfi özellikle dikkat çekici kılan, 5 yaşında bir çocukta beyin ameliyatına ilişkin kanıt bulunmasıdır. Trepanasyon örnekleri dünya genelinde genellikle yetişkinlerde görülmekte olup, bu kadar küçük bir çocuk üzerinde uygulanmış olması, Bronz Çağı toplumlarının cerrahi bilgi ve tedavi yöntemleri hakkında yeni soruları gündeme getirmektedir. Oxus Uygarlığı (Baktria-Margiana Arkeoloji Kompleksi) bağlamında değerlendirilen bu bulgu, tıbbi bilginin geniş ticaret ağları üzerinden yayılmış olabileceğini düşündürmektedir (Arkeofili, 2026).
Resim:
---
4. Kullanılan Aletler, Teknikler ve Cerrahi Başarı
Anadolu’daki arkeolojik kazılarda, trepanasyon operasyonlarında kullanılan çok çeşitli tıbbi aletler gün yüzüne çıkarılmıştır. Obsidiyen (volkanik cam), çakmak taşı, bakır, demir ve gümüş gibi madenlerden yapılan “trepan” adı verilen aletlerin yanı sıra; ilaç ölçekleri, küretler, kulak sondaları, cımbız, bistüri, bıçak, dağlama aletleri, merhem sürücüler, bakım setleri ve iğneler gibi çok çeşitli cerrahi aletler de bulunmuştur.
Anadolu ve Orta Asya’da kullanılan başlıca trepanasyon teknikleri şunlardır:
· Delme (Drilling): En erken dönemlerden itibaren kullanılan temel teknik.
· Kesme (Cutting): Delme ile birlikte yaygın olarak kullanılmıştır.
· Kazıma (Scraping): Erken Tunç Çağı’nda ortaya çıkmıştır.
· Dikdörtgen Testere (Rectangular Sawing): Erken Tunç Çağı’nda uygulanmıştır.
· Delme-ve-Kesme (Boring-and-Cutting): Demir Çağı’nda kullanılmıştır.
Sibirya’daki örnekte olduğu gibi, kazıma işlemine dura mater (beyin dokusunu çevreleyen en kalın dış katman) görününceye kadar devam edilmiştir. Dura matere müdahale edilmemiş olması, ameliyatı geçiren kişilerde işlemden sonra iyileşmeye dair güçlü belirtilerin oluşmasına sebebiyet vermiştir. Kanamayı durdurmak için bitkilerin kullanıldığı ya da kızgın metallerin yaranın üzerine basıldığı tahmin edilmektedir.
---
5. Şamanik Bağlam ve Anestezik Uygulamalar
Sibirya ve Orta Asya Şamanlarının (Kam) trepanasyon uygulamaları, cerrahi müdahalenin ötesinde derin bir şamanik boyut içermektedir. Trans dansı gibi şaman uygulamalarının amacı, hastanın bilincini kaybetmesini sağlayarak acıyı ameliyatı mümkün kılacak boyutta azaltmaktı.
Araştırmalar, eski zamanlarda kenevir, sihirli mantar ve kendinden geçirici dansın anestezik olarak kullanılmış olabileceğini ileri sürmektedir. Farklı kabileler farklı halüsinojenler kullanmıştır: Sibirya şamanları ardıç ve kekik kullanırken, kuzey yerlileri sinek mantarını kullanırlardı. Bunlar içinde en öne çıkanı ise kenevirdi. Bilim insanları, trepanasyonun dini ayinlerden değil, cerrahi bir müdahaleden kaynaklandığı konusunda hemfikirdir; ancak bilinç değişikliği hallerine dalmanın sedasyon yöntemi olarak kullanıldığı da belirtilmektedir.
---
Sonuç
Arkeolojik ve antropolojik bulgular, trepanasyonun Türk kam/şaman şifacılığının önemli bir parçası olduğunu ve Anadolu’da en az 10 bin yıldır uygulandığını göstermektedir. Aşıklı Höyük’ten Van’daki Kaniya Bekan Nekropolü’ne, Muğla’daki Euromos Antik Kenti’nden Sibirya’daki Anzhevsky arkeoloji bölgesine, Dağlık Altay’daki Pazırık kültürüne, Moğolistan’daki Chandman Dağı’na ve Özbekistan’daki Djarkutan’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada ve M.Ö. 2000’den M.S. Geç Dönem’e kadar uzanan uzun bir zaman diliminde tespit edilen trepanasyon örnekleri, Turan-Türk topluluklarının ileri düzey cerrahi bilgi ve becerilere sahip olduğunu kanıtlamakta Anadolu ve Turan-Türk Dünyası bağını ortaya koymaktadır. Anadolunun, Türklere özgü en eski Kam/Şaman şifacılığı uygulamalarının ilk örneklerine ev sahipliği ve kadim bir Proto-Türk yerleşkesi ve yurdu olduğunu ortaya koymaktadır.
Özellikle Djarkutan’daki 5 yaşındaki çocuğa ait bulgu, Orta Asya'daki cerrahi geleneğin köklerini M.Ö. 2000’lere kadar geri götürmekte ve bu geleneğin sadece yetişkin savaşçılara değil, çocuklara da uygulandığını göstermesi açısından tıp tarihi için çığır açıcıdır. Chandman ve Djarkutan bulguları, bu bilginin yalnızca bozkır kültürüne değil, aynı zamanda Oxus (Oğuz) Uygarlığı gibi gelişmiş tarım ve ticaret toplumlarına da ait olduğunu ortaya koymaktadır.
Kullanılan alet çeşitliliği, uygulanan farklı teknikler ve ameliyat sonrası iyileşme oranlarının yüksekliği (%60 civarı), bu operasyonların sistematik ve başarılı bir şekilde gerçekleştirildiğini göstermektedir. Ayrıca, şamanik trans uygulamaları ve bitkisel anesteziklerin kullanımı, bu cerrahi geleneğin yalnızca teknik bir beceri değil, aynı zamanda derin bir ruhani bilgi birikimiyle desteklenen bütüncül bir şifacılık anlayışının ürünü olduğunu ortaya koymaktadır. Türk kam/şaman şifacılığındaki trepanasyon uygulamaları, insanlık tarihinin en eski ve en başarılı cerrahi müdahaleleri arasında yer almakta olup, Anadolu ve Türkistanı (Orta Asya’yı) nöroşirürji tarihinin önemli merkezleri konumuna yükseltmektedir.
Araştırma ve Derleme: Fatih Mehmet Yiğit
Kaynakça
· Arkeofili. (2023, Kasım 27). Van Kaniya Bekan Nekropolü'nde 30 kafatasında trepanasyon izi bulundu.
· Arkeofili. (2026, Haziran 1). Özbekistan'da Tunç Çağı Çocuğuna Cerrahi Operasyon Yapılmış.
· Bilim ve Teknik Dergisi. (2008, Mayıs).
· Chikisheva, T.A., Zubova, A.V., Krivoshapkin, A.L., Kurbatov, V.P., Volkov, P.V., & Titov, A.T. (2026). Dağlık Altay'ın Erken Dönem Göçebelerinde Trepanasyon: Çok Disiplinli Bir İnceleme. Rusya Bilimler Akademisi Sibirya Şubesi Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü.
· Erdal, Y. S. & Erdal, Ö. D. (2011). A review of trepanations in Anatolia with new cases. International Journal of Osteoarchaeology, 21(5), 505-534.
· Hoştaş, G. (2025). Türk Bozkır Kültüründe Cerrahi Bir Müdahale: Trepanasyon. VAKANÜVİS - Uluslararası Tarih Araştırmaları Dergisi.
· Liesowska, A. (2016). Reconstructing brain surgery as it was conducted around 3,000 years ago. The Siberian Times. (Çev. Melike Sönmez).
· Naran, B. & Tumen, D. (1997). Traumatic injuries on the skulls from the Chandman burial ground. Rossijskaâ arheologiâ, (4), 122-130.
· Novgorodova, E.A. & Volkov, V.V. (1978). Ulangom: ein skythenzeitliches Gräberfeld in der Mongolei. (Ulangom Mezarlığı Monografisi).
· Tuğcu, B. (2010). First Trepanation in Living Human in Anatolia: An Aşıklı Höyük Human. Türk Nöroşirürji Dergisi, 20(2).
· "Bronze Age Trepanation in Uzbekistan May Be Central Asia's Oldest Evidence of Surgery." The Times of Central Asia, 5 June 2026.
· "4,000-year-old child's skull surgery found at Djarkutan is oldest known evidence in Central Asia." Archaeology News Online Magazine, June 2026.
. https://bilimdili.com/arkeotarih/arkeoloji/sibirya-samanlarinin-3-000-yillik-beyin-ameliyatlari/#google_vignette



















Yorumlar
Yorum Gönder