İÇİMDEN DÖKÜLENLER 

Yüce dağ başında bir fırtına koptu,
Dost bildiğim yârdan bir sitem geldi.
Felek mızrabını sineme vurdu,
Telleri yorulmuş sazımdan geldi.

Ah eylerim, geçen ömrüm dile gelse,
Şu garip gönlümün feryadını bilse.
Ağlasam gurbette, gözyaşım silse;
Yalancı baharın yazımdan geldi.

Yürüdüm yollarda toza belendim,
Kapı kapı gezdim, derman dilendim.
Değirmende buğday gibi ezildim,
Bahtıma düşen pay, özümden geldi.

Duman çöktü yine bizim dağlara,
Umut bağlamışım geçen çağlara.
Bülbül ne söylesin viran bağlara?
Gönül dikiş tutmaz, ipimden geldi.

Gönül bahçesinde güller sarardı,
Açılan yaralar bir bir kanadı.
Gece çöktü yine, ufkum karardı,
Işığı sönmüş gözümden geldi.

Kervan geçmez oldu bizim illerden,
Haber gelmez oldu esen yellerden.
Gurbet ellerden, ırak yerlerden,
Gözden sakındığım dostumdan geldi.

Bülbül figan eyler gonca gülüne,
Düşürdü sevda beni elin diline.
Gönül kapılınca yârin seline,
Derman aradığım sızımdan geldi.

Bilemedim felek kime yar olur,
Geniş dünya bana inan dar olur.
Ağlarsam halime dağlar zâr olur,
Çektiğim çileler terimden geldi.

Kadir bilmeyene yükledim yükü,
Eriyen ömrümdür, sanma ki uyku.
İçimdeki yangın, gözümdeki su;
Alnıma yazılan yazımdan geldi.

Feleğin çarkına yetişmez gücüm,
Geçti gençlik çağım, kalmadı harcım.
Toprağa dökülen şu son gözyaşım,
Yıllardır tuttuğum sözümden geldi.

Fatih Mehmet Yiğit 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar