Kayıtlar

Resim
Ey Türk Genci! Aç gözünü azıcık Etrafına bir dikkat et, gördüğün Hayal değil, hakikattir, pek açık, Pusu kurmuş herkes sana bak bu gün!.. Medeniyyet ateş, demir eliyle Kan taşırtan, yuva yıkan seliyle İlerliyor elektrik piliyle, Yapılır mı uçurumda hiç düğün! Artık uyan, keyif zamanı değildir, İçtiklerin bade değil, hep zehir, Kuvvetlenip Garb'i korkut ve sindir, Galip gel de, sonra, Türk'üm de öğün!. Ömer Seyfettin.
Resim
Ahmet Vefik Paşa, Bursa Valisi iken (1880) ilçeleri teftişe çıkıyor. Paşa, uğradığı bir ilçede, halkla sohbet ederken, etnik kökenlerini soruyor; aldığı cevaplar, konuştuklarının Çerkez, Arnavut, Boşnak, Gürcü vb. olduklarını gösteriyor. Sorduğu soruya utanarak, cevap vermek istemeyen bir ihtiyara, ”hangi milletten” olduğunu ısrarla söyletmek isteyince, o, bir kabahat ifşa ediyormuş gibi ürkek, titrek bir sesle, ”Ben Türküm Efendim” diyor. Bunun üzerine Paşa ”Niçin sıkılıyor, saklanıyorsun? Türk olmak kabahat mı? Bak ben de Türküm” diyor. O titrek ihtiyar birden canlanarak, ”Sahi sen de Türk müsün? Demek Türk’ten Paşa da olurmuş ha” diye sevinçle karışık hayret ifade edince, Vefik Paşa ”Paşa da kim oluyormuş, Padişah da Türk, Padişah da” diye haykırıyor. Sonra, imparatorluğun iki dertli ihtiyarı, sakallarını ıslatan yaşlar birbirine karışarak sarılıp, Türkün hazin kaderi için ağlaşıyorlar. (Türk ve Türklük, Türk Standartları Enstitüsü Yayını, s.238).
Resim
“İnsan her gün bir parça müzik dinlemeli, iyi bir şiir okumalı, güzel bir tablo görmeli ve mümkünse birkaç mantıklı cümle söylemelidir.” Goethe "Güzel konuşmayı deneyin sıradan sözlerle; Sizi canlandırması için müzik ve şiirden yararlanın; Matematik ve metafizik de olabilir eğer keyfiniz olursa. Hiçbir yararı olmaz o işin zevki yoksa. Kısacası efendim, neden hoşlanıyorsanız onu öğrenin."  William Shakespeare
Resim
"Politika nasıl ayağa düşüyorsa ticarette de ayak takımı vuruyor vurgunu, vuruyor parayı. Para ticarette! Cahilin eline geçince ticaret yoluyla, cahil söz sahibi oluyor toplumda." (Yağmurlarla Topraklar, Necati Cumalı)
Resim
Bu nasıl sevdadır Bu nasıl elem Kargalar dem çeker Bülbüller matem Engel bırakmıyor Olalım hemdem Acep dostlar buna Tanık değil mi?  Türk Ozan/Aşık Daimî
Resim
TÜRKÇE AŞIĞI ULU TÜRK BİLGE EREN: AŞIK PAŞA Aç gözün geçti ömür vardı yele Gün ki geçti o geri gelmez ele                                    Aşık Paşa Aşık Paşa (Kırşehir'de doğmuş gene Kırşehir'de ölmüştür 1272-1333), Türk ulusçuluğunun bilincinde, Türkçenin önemli, zengin bir dil olduğuna inanan, bu uğurda çalışan bir kişidir. Aşık Paşa;  Türkçenin fars ve arap dilleri karşısında yok olmaması için Türkçe eserler yazmış Türkçe sevgisini ve Türkçenin önemini şu sözlerle ifade etmiştir : "Türk diline kimseler bakmaz idi  Türklere hergiz gönül akmaz idi  Türk dahi bilmez idi bu dilleri İnce yolu ol ulu menzilleri" Onun, bundan yaklaşık yedi yüzyıl önce söylenmiş olması, Aşık Paşa'nın Türklük bilincini, Türkçecilik açısından yaklaşımını açıkça ortaya koymaktadır.   Aşık Paşa, "din uluları" yetiştiren bir aileden gelmiş olduğu için, aldığı ailesel eğit...
Resim
Akıl, yeryüzünde Tanrı'nın terazisidir. İnsan, iyi ve kötüyü akıl ile tartar. Tanrı, insana bunca nimet ve giysiyi akıl sahibi olması sebebiyle vermiştir. ( Burada; insanın, Tanrı tarafından bahşedilen "akıl" nimetini kullanarak kendisine yarar ve fayda sağladığını anlatmaktadır) Kimde akıl ışığı varsa onun için iyidir. Kimde akıl ışığı yok ise (yani kim aklını kullanmıyorsa) onun kendisine dahi yararı yoktur. Aklını kullanmayan insanın Tanrı katında da yeri yoktur. Tanrı üç karanlığı üç şeyle aydınlık kıldı. Birincisi, Dünya karanlığını ay, gün ve yıldızların ışığı ile aydınlık kıldı. Ve yine insanı üç karanlıkta yarattı, yine üç şeyle aydın kıldı:  Akıl, ilim ve marifet ışığıyla aydın kıldı. En büyük keramet çalışmak En büyük servet Bilimdir. Bilim, hakikate giden yolları aydınlatan ışıktır. Bilim ile gidilmeyen yolun sonu karanlıktır... ... Yolumuz, ilim, irfan ve insan sevgisi üzerine kurulmuştur. (Ulu Türk Bilge Hacı Bektaş-ı Veli) ...