Kayıtlar

Resim
"Türkmen" ismi müslüman olan Oğuz Türklerine Arapların verdiği tabirdir. Türkmen kelimesi "Türk" ve arapça "iman" kelimesinin birleşiminden türetilmiş "İmanlı Türk/müslüman Türk" anlamında kullanılmış ve Türkler tarafından bu tabir zamanla benimsenerek  Oğuz'un yerini Türkmen tabiri almıştır. Soyca ve köken itibari ile Türkmenler Türk soylu Oğuz boyludur. Fatih Mehmet Yiğit
Resim
ATATÜRK DİYOR Kİ! Kültür Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür. Bu sözü burada ayrıca izaha lüzum görmüyorum. Çünkü bu, Türkiye Cumhuriyetinin okullarında birçok vesilelerle eser halinde tesbit edilmiştir. Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden mâna çıkarmak, uyanık davranmak, düşünmek, zekâyı terbiye etmektir. Türkiye Cumhuriyeti çocukları, kültürel insanlardır. Yani hem kendileri kültür sahibidirler, hem de bu özelliği muhitlerine ve bütün Türk milletine yaymakta olduklarına kanidirler. 1936 (Afetinan, Atatürk Hakkında H.B., S. 261-62) Millî kültürün her çığırda açılarak yükselmesini Türk Cumhuriyetinin temel dileği olarak temin edeceğiz. 1932 (Atatürk'ün S.D. I, S. 358) Bir millî terbiye programından bahsederken, millî karakter ve tarihimizle mütenasip bir kültür kastediyoruz. (Temmuz 1924) Şimdiye kadar takibolunan tahsil ve terbiye usullerinin milletimizin gerilemesinde en mühim etken olduğu kanaatindeyim. Onun için millî terbiye programından ba...
Resim
Düşmez kalkmaz bir Allah (Türkiye) Türk Atasözü Düşmeyen bir Tanrı'dır Acının dermanı zamandır. Abınmağan bir Tengri Acuvnu darmanı zaman... (Nart Boyu -Hun-Karaçay) Türk Atasözü
Resim
Gerek Altay yaratılış destanında gerekse İslam inancında Arş su ile kaplıdır. Yani Evrende en çok bulunan element Hidrojen ve türevi olan Sudur. Su hayatın ve evrendeki canlılığın temel elementidir. Bu yüzden Kuran'da Her şeye su ile hayat verildiği bildirilmektedir.... *Fatih Mehmet Yiğit
Resim
ALİHAN BÖKEYHAN VE  ALAŞ ORDA HAREKETİ  İSMAİL CENGİZ (*) 5 Mart 1866 (1869) yılında Samara (Semey vilayeti Karkarlı’ya bağlı Tokraunskiy ilçesinin 7 numaralı köyünde) şehrinde doğan Alihan Bökeyhanoğlu, Kazak Türklerinin soylu bir ailesinden gelir. Kazak Türklerinin 18 nci asırdaki meşhur Han’ı Er Barak Han’ın torunlarındandır. Babası Cengiz Sultan (Mukan)’dır. 1894 yılında Petersburg Üniversitesi Orman Fakültesi'ni bitirmiş ve Orman Mühendisi olmuştur.  “1893 yılında siyasi, ekonomik, edebi v.b. alanlarda aktif olarak faaliyet göstermeye başlamış, öğrenci ayaklanmalarına karışmıştır. Bu yıllarda Çarlık Polis Departmanı’nın ilk defa dikkatini çekmiş, ismi “siyasi şüpheliler” kara listesine eklenmiştir. Bu dönemde onun özellikle sosyal, politik yetenekleri ortaya çıkmış, tüm step bölgesi milli hareketinin lideri olarak öne çıkmıştır” (http:/semeylib.kz/)  Bökeyhan, 1896-1907 yılları arasında F. A. Şerbin’in başkanlığındaki bir araştırmagezisine katı...
Resim
«Komşumuz ihtiyar bir Türk olan Hüseyin Ağa çok yoksuldu, hanımı, çocukları da yoktu. Akşam eve geldi mi, avluda diğer ihtiyarlarla oturur, çorap örerdi. Ermiş bir adamdı Hüseyin Ağa. Bir gün beni dizlerine aldı; hayır duası eder gibi elini başıma koydu; `Aleksi` dedi, `Bak sana bir şey söyleyeceğim, küçük olduğun için anlamayacaksın, büyüyünce anlarsın. Dinle oğlum, Tanrı`yı yedi kat gökler ve yedi kat yerler almaz; ama insanın kalbi alır, onun için aklını başına topla Aleksi, hiçbir zaman insan yüreğini yaralama » Nikos Kazancakis (Zorba)
Resim
BOZULAN ÜLKEYE Ey, dağları göklere selâm veren büyük ülke, Niye senin başında kara bulutlardan bir gölge? Cennetlerin kevseri gibi dupduru, Sadeflerdeki inci tanesi gibi tertemiz Serin sular dağdan aşağı süzülürken, Damlaları yağmur gibi uçarken, Niçin ağlar gibi inlerler? Düşman var mı, diye dört bir yanı dinlerler? Şakır şakır kaynayarak çıkan bulaklar Her karanlık, korkunç gecenin çehresinden Şifa isteyerek gelmesin der, duraklar. Bu niye? Anlat bana. Gömgök, güzel otlakların basılmış, Üstlerinde ne sürü var, ne yılkı, Çobanları hangi dara asılmış? At kişnemesi, koyun melemesi yerine -Âh, ağlayış, Bu niye? Nazarlıklar, hamâyiller takınan, Tarlalarda lâlelere bürünen, Dağda taşta oyunlar kuran, Koşuşan Güzel kızlar, genç gelinler nerede? Cevap yok mu göklerden de, yerden de, Harâb olan ilden de? At binince kuşlar gibi uçucu, Erkin erkin havalan kucaklayıcı, At sürünce uçan kuşu tutucu, Uçan kuş gibi genç yiğitler nerede? ...