MÖ 7200’E DAYANAN PROTO-TÜRK, MOĞOL, TUNGUZ, KORE VE JAPONLARDA TARIM KÜLTÜRÜ İLE ORTAK DİL KÖKENİ VE GÖÇLER

​Nature dergisinde Kasım 2021’de yayımlanan "Triangulation supports agricultural spread of the Transeurasian languages" (Üçleme Yöntemi Transavrasya Dillerinin Tarımsal Yayılımını Destekliyor) başlıklı makale; Proto-Transavrasya topluluğunun izlerinin yaklaşık 9.000 yıl önce (MÖ ~7000) Batı Liao Nehri Bölgesi'nde (Kuzeydoğu Çin) darı yetiştiren Neolitik çiftçilere kadar uzandığını ortaya koymaktadır.





​Söz konusu makaleye göre Türkçe, Moğolca, Tunguzca, Korece ve Japonca (Transavrasya / Altay grubu), tarihsel olarak Proto-Transavrasya adıyla anılan ortak bir ana dilden türemiştir. Bu ortak dil grubunun kökeni günümüzden yaklaşık 9.000 yıl öncesine (MÖ ~7000) dayanmakta; söz konusu diller bu tarihten itibaren çıkış noktasından (Kuzeydoğu Çin'deki Batı Liao Nehir Vadisi) çevre bölgelere doğru yayılarak ayrışmaya başlamaktadır.

​Dil Bilimi, Arkeoloji ve Genetik Kesişimi: "Üçleme" Metodu

​Klasik Altay Dil Ailesi hipotezi (Türkçe, Moğolca, Tunguzca, Korece ve Japonca) tarihsel dil bilimciler arasında uzun süre tartışmalı kalmış; karşıt görüştekiler bu dillerdeki benzerliklerin ortak bir ana dilden ziyade asırlar süren komşuluk ve kelime alışverişinden (dil birliği / sprachbund) kaynaklandığını savunmuştur. Ancak Martine Robbeets liderliğindeki bu araştırma; dil bilimi (morfometa/leksikostatistik), arkeoloji ve antik DNA (genetik) verilerini birleştirerek "Üçleme" (Triangulation) metodunu kullanmış, böylece Transavrasya dilleri teorisini somut verilerle desteklemiştir.

​Tarımsal Yayılım ve Ayrışma Süreci

​İlgili bilimsel çalışma, bu yayılım ve ayrışmanın temel dinamiğinin sanılanın aksine doğrudan konar-göçer hayvancılıktan ziyade Neolitik Dönem'deki darı tarımının yayılması olduğunu göstermektedir. Batı Liao Vadisi'nde (MÖ 6000–5000) üretilen Cin darısı (Panicum miliaceum) ve Koca darı (Setaria italica) tarımı büyük bir nüfus artışını tetiklemiştir.

​Çiftçi topluluklarının göç hareketleriyle bu diller zamanla coğrafi olarak birbirinden kopmuştur:

​Doğu Kolu (Kore ve Japonya): Doğuya hareket eden topluluklar darı tarımını Kore Yarımadası'na taşımış; MÖ 1000 civarında ise pirinç tarımı ile birleşerek Japonya'ya (Yayoi Dönemi) geçmiştir. Bu durum Korece ve Japoncanın anakara kökenlerini genetik ve arkeolojik olarak doğrulamaktadır.

​Batı Kolu (Türk ve Moğol Boyları): MÖ 7000'lerde tarım yapan toplulukların batıya (Moğolistan, Altaylar ve Doğu Kazakistan) ilerleyen kolu, Avrasya bozkırlarının sert iklim koşulları nedeniyle zamanla tarımdan konar-göçer hayvancılığa (at, koyun, sığır) kaymıştır. Dolayısıyla Türk ve Moğol boylarının bildiğimiz bozkır göçebe kültürüne geçişi, tarım kültüründen sonra gerçekleşen bir çevresel uyum sürecidir.

​Arkeolojik Kanıtlar ve Saymalıtaş

Kırgızistan’daki Saymalıtaş kaya resimlerinde yer alan ve MÖ 3000 ile MÖ 1000 (Tunç ve Erken Demir Çağı) arasına tarihlendirilen, hayvanla çift süren insan tasvirleri





​Bu verilerden de anlaşılacağı üzere Proto-Türk topluluklarının yalnızca konar-göçer hayvancılıkla değil, MÖ 7000’lerden itibaren aynı zamanda tarımla da uğraştıkları ve ürün yetiştirdikleri görülmektedir. Kırgızistan’daki Saymalıtaş kaya resimlerinde yer alan ve MÖ 3000 ile MÖ 1000 (Tunç ve Erken Demir Çağı) arasına tarihlendirilen, hayvanla çift süren insan tasvirleri de Orta Asya bozkırlarında hayvancılık ile yerleşik/yarı-yerleşik tarımın uzun süre yan yana var olduğunu göstermekte ve makalenin teziyle tam bir uyum sergilemektedir.

​1. Dil Köken Tarihi (Proto-Transavrasya)

​Proto-Transavrasya Ana Dilinin Tarihi: Yaklaşık günümüzden 9.181 yıl önce (yaklaşık M.Ö. 7200 civarları).

​Konum: Kuzeydoğu Çin'deki Batı Liao Nehir Havzası (West Liao River basin).
​Nitelik: Dilbilimsel phylogenetic (soyağacı) analizlere ve rekonsstrükte edilen ortak sözvarlığına göre, bu dillerin ortak ata dilini konuşan topluluklar, erken süpürge darısı (millet) tarımı yapan yerleşik köylülerdi.

​2. Tarım Üretim Tarihi ve Gelişimi

​Makale, Kuzeydoğu Asya'da tarımın gelişimi ve değişimi için şu kronolojiyi vermektedir:
​Darık (Süpürge Darısı / Millet) Tarımının Başlangıcı: Günümüzden yaklaşık 9.000 yıl önce (M.Ö. 7000 civarları - Erken Neolitik döneme denk gelen Xinglongwa kültürü dönemi).

​Kore Yarımadası'na Geçiş: Darı tarımının Kore'ye ulaşması günümüzden yaklaşık 5.500 yıl önce (M.Ö. 3500 civarları - Chulmun dönemi).

​Amur Nehri ve Primorye Bölgesine Geçiş: Darı tarımının Rusya'nın Doğu sınırlarına ve Amur bölgesine yayılması günümüzden yaklaşık 5.000 yıl önce (M.Ö. 3000 civarları).

​Pirinç ve Buğdayın Eklenmesi: Çin'in Sarı Nehir (Yellow River) bölgesinden gelen pirinç ve buğday tarımının sürece eklenmesi M.Ö. 4. binyılda gerçekleşmiştir. Bu yeni tarım paketinin Kore'ye aktarımı günümüzden 3.300–2.800 yıl önce (M.Ö. 1300–800) Erken Tunç Çağında yaşanmıştır.

​Japonya'ya Ulaşması: Pirinç ve darı tarımının Japon adalarına geçişi günümüzden yaklaşık 3.000 yıl önce (M.Ö. 1000 civarları - Yayoi döneminin başlangıcı) olmuştur.

​3. Dillerin Dağılım ve Ayrışma Tarihleri

​Makaleye göre Transavrasya dillerinin ayrışması ve coğrafi olarak dağılması iki ana evrede gerçekleşmiştir:

​I. Evre: Erken - Orta Neolitik Yayılım (Tarımsal Genişleme)

​İlk aşamada ana dil grubundan ayrılan kollardan ikisi doğuya doğru göç etmiştir:
​Korece (Koreanic): M.Ö. 3500 civarında darı tarımıyla birlikte Kore Yarımadası'na yöneldi.
​Tunguzca (Tungusic): M.Ö. 3000 civarında Amur Nehri ve Primorye (Sibirya'nın güneydoğusu) bölgesine yayıldı.

​Japonca (Japonic): Tunç Çağında (M.Ö. 1000 civarı) Kore üzerinden Japon Adaları'na geçti (Yayoi göçleri).

​II. Evre: Geç Neolitik, Tunç ve Demir Çağı Yayılımları (Bozkır / Pastoralist Geçiş)
​Batı kolunu oluşturan gruplar zamanla hayvancılığa ve göçebe/bozkır yaşam tarzına adapte olmuşlardır:

​Türkçe (Turkic) ve Moğolca (Mongolic): M.Ö. 3. ve 2. binyıllardan itibaren iç Asya ve Moğolistan bozkırlarına doğru batıya yayılarak bu bölgelerdeki Batı Avrasya/Bozkır topluluklarıyla etkileşime girmiştir.

​Makalenin Coğrafi Sınırları ve Kapsamı

​Şunu belirtmek gerekir ki söz konusu araştırma, ağırlıklı olarak Proto-Transavrasya/Proto-Türk topluluklarının Doğu Asya eksenindeki kökenleri ve bu bölgedeki yayılım hareketleri ile sınırlıdır. Makale, Turan-Türk uluslarının Avrasya coğrafyasının genelindeki geniş varlığını; yani Asya'nın Kuzeyi (Sibirya), Batısı (Hazar, Kafkaslar, Ural-İdil bölgesi), Güneyi ve Ön Asya/Mezopotamya,Urmu ve (Küçük Asya) Anadolu hatlarındaki tarihsel derinliğini, göç yollarını ve kültür alanlarını araştırma konusu yapmamıştır. Dolayısıyla çalışma, Türk uluslarının Avrasya'nın diğer geniş coğrafyalarındaki tarihsel ve arkeolojik süreçlerinden ziyade, Transavrasya dillerinin Doğu Asya'daki ilk tarımsal merkezli çıkış ve ayrışma modeline odaklanmaktadır.

Fatih Mehmet Yiğit 

Makalenin bağlantı adresi:

https://www.nature.com/articles/s41586-021-04108-8


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar