Karacayurt yaylası serindir havası,
Ağlar gelinleri, kalmadı sefası.
Rakka'ya gidenin bitmez cezası,
Çöle düştü Karacakurt'un beyleri...
Ağlar gelinleri, kalmadı sefası.
Rakka'ya gidenin bitmez cezası,
Çöle düştü Karacakurt'un beyleri...
Seyran eder idik Hacıbektaş’ı,
Akar gözlerimizden kan ile yaşı.
Kızılırmak kıyısı yas tutar taşı,
Vuruldu nice Türkmen başları.
Yollara düşüldü, tozu dumanla,
Geçti koskoca yıl feryat figanla.
Yoğruldu şu toprak al kızıl kanla,
Kurudu pınarlar, açmaz oldu güller...
Fırat’ın ötesi bir kızgın fırın,
Bilinmez yarını, hali bu asrın.
Sıcağı bir yandan, bir yandan kahrın,
Kavruldu çöllerde Türkmen balası...
Uzaktan göründü Colab’ın düzü,
Ağlatır anaları, körpe kuzuları.
Yaktı ciğerleri sıtma marazı,
Kırıldı obanın koç yiğitleri.
Hasan dağı, Erciyes, Beğdili eli,
Ah çektikçe eser ayrılık yeli.
Rakka derler bir zehir çölü,
Unuttu yaylayı, Seyfe gölünü.
Hakkımızda devlet yazdı fermanı,
Tükendi dizlerin, kalmadı dermanı.
Eksik olmaz dertli başın dumanı,
Kırıldı kolu kanadı, Karacakurt'un...
Budala'm der ki, biter mi çile?
Düşürdüler bizi elden ele.
Bozok yaylasına varalım hele,
Yine yurt tutalım eski yerleri...
Âşık Budala (XVII. YY)
Karacakurt Türkmen Ozanı

Yorumlar
Yorum Gönder