Ömür Törpüsü

​Adım adım tükettim, bitmez dedikleri yolu,
Kırıldı kanadım kolum, hayat dertlerle dolu.
Hangi kapıyı çalsam, hep suratıma kapandı,
Meğer benim kaderim, çilelerle bağlandı.

​Dost elinden zehir içtim, bal niyetine,
Ömrümü feda ettim, elin saadetine.
Geceler sırdaşım oldu, kaldırımlar yatağım,
Söndü umut ışığım, viran oldu ocağım.

​Bir umut ektim de hüsran biçtim her mevsim,
Silindi tozlu raflardan, hem suretim hem ismim.
Ben hayata el açtım, hayat bana sırt döndü,
Bir yangın yeriyim ki, içinde ruhum söndü.

​Sorun beni dertlerden, sorun beni geceden,
Kurtuluş yok biliyorum, bu kanlı bilmeceden.
Vefasız bir rüzgârdı, esti geçti gençliğim,
Meçhule giden yolda, bitti artık her şeyim.

​Aynadaki bu yüzü, tanıyamaz oldum ben,
Ruhum çekildi gitti, bir boşluk kaldı bedenden.
Sevda dedikleri yük, meğer bir idam ipi,
Kurtulmak istedikçe, düğüm olur derinden.

​Yalan dolan sofrasında, hep acıya doydum ben,
Şu koca yeryüzünde, kendime sığamadım ben.
Dizlerimde derman yok, gözlerimde fer bitti,
Sevdiğim tüm hayaller, birer birer terk etti.

​Bir teselli ararken, bin sitemle tanıştım,
Kendi içimde yanan, dev bir kor yangınım.
Artık ne sitemim var, ne de bir tek dileğim,
Sadece yorgun bir kul, sahipsiz bir yüreğim.

​"Yazmasınlar adımı, mermer taşın üstüne,
Bir garip öldü deyin, dertlerin eşiğinde.
Ne bir çiçek bıraksınlar, ne de bir damla yaş,
Ben zaten gömülmüşüm, bu hayatın içinde..."

​"Kapatın ışıkları, güneş doğmasın bir daha,
Borcum kalsın bu dünya, o bitmeyen sabaha.
Yitik bir türküde kalsın feryadım benim,
Mazide bir hatıra, dertte ise adım benim..."


Fatih Mehmet Yiğit 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar