HESAP SORULUR ELBET
Aydınlık bir güne gebedir şafak,
Dalların meyveye durduğu gündür.
Sanma ki bu devran hep böyle sürecek,
Zulmün hesabının sorulduğu gündür.
Gölgelerin boyu uzayıp büyürse,
Güneşin batmaya başladığı gündür.
Omuzda taşınan onca ağır yük varken,
Dizlerinin üstüne çöktüğün gündür.
Sofrada eksilen dilimler ağır,
Vicdanlar kör olmuş, kulaklar sağır,
Haykırabildiğin kadar gür bağır,
Korkunun duvarı yıktığı gündür.
Sorulur hesabı elbet her ahın,
Rengi değişir o gün sabahın,
Tahtı sallanırken o mağrur şahın,
Mazlumun ayağa kalktığı gündür.
Demiri eriten o kor ateşle,
Doğacak şafak yeni bir dirilişle,
Kavganın sonunda hür bir güneşle,
Hakkın divanına vardığın gündür.
Ne saraylar kalır ne fildişi kule,
Savrulur saltanat savrulur küle,
Birleşen ellerle gelen bu selle,
Zulmün temelinden yıkıldığı gündür.
Aydınlık bir güne gebedir şafak,
Dalların meyveye durduğu gündür.
Sanma ki bu devran hep böyle sürecek,
Zulmün hesabının sorulduğu gündür.
Dalların meyveye durduğu gündür.
Sanma ki bu devran hep böyle sürecek,
Zulmün hesabının sorulduğu gündür.
Gölgelerin boyu uzayıp büyürse,
Güneşin batmaya başladığı gündür.
Omuzda taşınan onca ağır yük varken,
Dizlerinin üstüne çöktüğün gündür.
Sofrada eksilen dilimler ağır,
Vicdanlar kör olmuş, kulaklar sağır,
Haykırabildiğin kadar gür bağır,
Korkunun duvarı yıktığı gündür.
Sorulur hesabı elbet her ahın,
Rengi değişir o gün sabahın,
Tahtı sallanırken o mağrur şahın,
Mazlumun ayağa kalktığı gündür.
Demiri eriten o kor ateşle,
Doğacak şafak yeni bir dirilişle,
Kavganın sonunda hür bir güneşle,
Hakkın divanına vardığın gündür.
Ne saraylar kalır ne fildişi kule,
Savrulur saltanat savrulur küle,
Birleşen ellerle gelen bu selle,
Zulmün temelinden yıkıldığı gündür.
Aydınlık bir güne gebedir şafak,
Dalların meyveye durduğu gündür.
Sanma ki bu devran hep böyle sürecek,
Zulmün hesabının sorulduğu gündür.
Fatih Mehmet Yiğit

Yorumlar
Yorum Gönder