AZERBAYCAN TÜRKLERİNİN "BÜTÖV/BÜTÜN AZERBAYCAN" HASSASİYETİ: KUZEY VE GÜNEY AZERBAYCAN MESELESİ

​Türkiye Türkleri için Misak-ı Millî ve Kıbrıs davası ne anlam ifade ediyorsa, Azerbaycan Türkleri için de Güney Azerbaycan ve Bütün Azerbaycan meselesi aynı derecede hayati ve önemlidir. Kuzey ve Güney Azerbaycan, aslında tek bir bütünün koparılamaz iki parçasıdır.

​Tarihi süreci kısaca özetlemek gerekirse:

​1. Azerbaycan Coğrafyasında Kesintisiz Türk Egemenliği

​Kuzey ve Güney Azerbaycan toprakları; Büyük Selçuklular, İldenizliler, Safeviler, Avşarlar ve Kaçar Hanedanlığı dönemine kadar kesintisiz bir şekilde Türk egemenliğinde kalmış ve Türk devletlerince yönetilmiş kadim bir Oğuz Türk yurdudur.

​2. Ayrılığın Başlangıcı: Türkmençay Antlaşması (1828)

​Rusya ile Kaçar Hanlığı (İran) arasındaki savaşların ardından imzalanan Türkmençay Antlaşması (1828) ile Aras Nehri sınır kabul edilmiştir. Bu antlaşmayla Azerbaycan toprakları ikiye bölünmüş; Kuzey Azerbaycan Rus egemenliğine girerken, Güney Azerbaycan Kaçar Türk Hanedanlığı idaresinde kalmıştır.

​3. Güney Azerbaycan’da Yönetim Değişikliği ve Baskı Süreci

​1925 yılında Kaçar Türk Hanedanı'nın devrilmesiyle yönetim, Fars kökenli Pehlevi Hanedanı’na geçmiştir. Bu tarihten itibaren Güney Azerbaycan’daki Türk varlığı üzerinde sistematik bir asimilasyon ve baskı süreci başlatılmıştır.

​Bu politikalar, İran İslam Cumhuriyeti döneminde de devam ederek günümüze dek sürdürülmüştür. Sadece birleşme çabaları engellenmekle kalınmamış; Karabağ’ın işgali döneminde İran tarafından Azerbaycan'ın karşısındaki Ermenistan açıkça desteklenmiştir. 

Ayrıca Azerbaycan’ın Zengezur Koridoru üzerinden kara yolu ile Nahçıvan’a bağlanması, İran tarafından sürekli olarak engellenmeye çalışılmıştır.

​Baskı ve Zulüm: Molla rejimi döneminde yüzlerce Azerbaycan Türk'ü idam edilmiş, on binlercesi işkencelerden geçirilmiş ve hapsedilmiştir.

​Demografik Müdahale: Güney Azerbaycan’ın demografik yapısını bozmak amacıyla, Halepçe olaylarından itibaren Urmiye başta olmak üzere batı bölgelerine sistematik olarak Kürt nüfus yerleştirilmiştir.

​Terör ve İstikrarsızlık: Türkiye’nin bölücü terörle mücadelesini zaafa uğratmak adına Kandil’deki PKK unsurları zaman zaman desteklenmiş; Türk ordusunun operasyonlarından kaçan örgüt yöneticilerine İran sınırları içerisinde himaye sağlanmıştır.

 Son yıllarda askerlerimizin şehit edilmesine neden olan kamikaze dronların İran menşeli olduğu da açık kaynaklara yansımıştır.

​4. "Bütöv/Bütün Azerbaycan" Hassasiyeti ve Stratejik Önem:

​Azerbaycan Türkleri için Güney Azerbaycan meselesi, yalnızca bir toprak iddiası değil; bir milli kimlik ve varoluş mücadelesidir. "Bütöv (Bütün) Azerbaycan" mefkuresi; 1828’den beri ayrı düşmüş kardeşlerin kavuşma arzusudur.

​İran'da olası bir rejim değişikliği veya dış müdahale durumunda, bölgenin yeniden Fars egemenliğine terk edilmesine ya da Irak ve Suriye örneklerinde olduğu gibi terör gruplarınca demografik yapının bozulmasına, Türklerin bölgeden göç ettirilmesine, sürgün ve soykırıma uğramasına asla müsaade edilmemelidir. Bölgedeki Türkler her türlü desteklenmeli yaşadıkları bölgelerde varlıklarını koruyacak öz savunma güçleri kurmaları sağlanmalıdır. 

Bölgeden gelen son haberlere göre son hava saldırılarından itibaren Güney Azerbaycan'ın batı bölgelerine ABD ve İsrail destekli Kürt silahlı gruplar sızmaya başlamış CNN olmak üzere batı medyasında Güney Azerbaycan'ı da kapsayan Türkiye, Irak ve Suriyeyi içine alan sözde Kürdistan haritaları yayınlanmaktadır.

Güney Azerbaycan, Türk dünyasını birbirine bağlayacak olan stratejik bir kara köprüsüdür. Bu bölgedeki Türk varlığının güçlenmesi, 35-40 milyonu bulan soydaşımızın himaye görmesi ve bölgenin yeniden tarihi Türk egemenliği kimliğine kavuşması anlamına gelmektedir.

Fatih Mehmet Yiğit








Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar