MAVİ Çocukluğumun pencere pervazında Bir saksıda unutulmuş fesleğen kokusu, Annemin sesi, akşam ezanıyla karışık Ve yıldız tozu serpilen bir hüzün akşamı. Zaman, nehrin yorgun suları gibi Alıp götürdü ilk oyuncağımı, Kâğıttan gemiler, hayal denizlerinde Battı sessizce, hiç dalga çıkmadan. Dön, dön kalbim çocukluğa, O mavi gökyüzü çağırıyor hâlâ. Bir fesleğen kokusu, bir dut gölgesi, İçimizde saklı, hiç solmayan bahar. Şimdi büyük şehrin ışıklı labirentinde, Bir kuş cıvıltısı arıyorum beton aralarından, Bulutlara bakıyorum, kirli ve ağır, Çocuk gözlerimle görebilsem diye. Her ayna, biraz daha uzak gösteriyor O ilk benliğimi, tertemiz ve ürkek, Sadece rüyalarımda kaldı o bahçe, Gülümserken dut ağacının gölgesinde. Belki de hepimiz, birer yaprak gibi...