Türkiyenin yeraltı ve yerüstü kaynaklarının özel ve yabancı sirketlerce yağmalanmasının önüne geçecek, Türk Halkını yoksulluktan kurtaracak tek çözüm "MİLLİLEŞTİRME'dir. 

Atatürk bunu yapmaya çalıştı ancak onun ölümünden sonra  bu milli politikadan dönüldü.

MİLLİLEŞTİRME Türkiyenin ekonomik olarak kurtuluş reçetesidir.


TÜRKÇÜ EKONOMİ MODELİNDE: "MİLLİLEŞTİRME POLİTİKASI":


"Tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlık ile mümkündür."


"Milletimiz, kuvvetli karakter, sarsılmaz sistem, ateşli milliyetçilik, iktisadî muvaffakiyetlerden doğup çoğalacak imkânlarla da kuvvetlendirilmelidir."


"Bilirsiniz ki, ekonomisi zayıf bir millet fakirlik ve yoksulluktan kurtulamaz; toplumsal ve siyasal felâketlerden yakasını kurtaramaz. Memleketin yönetimindeki başarı da ekonomisindeki kazançların derecesiyle orantılı olur."(1924)


"Her fabrika bir kaledir."


"Halk müreffeh, müstakil, zengin olmak istiyor. Komşuların refahını gördüğü halde, fakir olmak pek ağırdır.Memleketi bayındır hale cennet hale getirecek olan ekonomik güç ve ekonomik alandaki himmettir. Milletimizi insanca yaşatacak bir iktisat devrinin aşılması lazımdır...artık bu memleket böyle fakir ve bu millet hakir değil, memleketimize zenginler memleketi ve yeni Türkiye'nin adına da çalışkanlar diyarı denilsin. İşte millet böyle bir devri yüceltecektir ve böyle bir devrin tarihini yazacaktır."


(ATATÜRK)


Bir ülke ki çarşısında dönen bütün sermâye,

Sanatında yol gösteren ilimle fen Türkündür,

Hirfetleri birbirini dâim eder himâye;

Tersâneler,fabrikalar,vapur,tren Türkündür,

Ey Türkoğlu işte senin orasıdır vatanın.


(Ziya Gökalp)


Türkçü Ekonomik Model; Her şey Türk için, Türk'e göre, Türk tarafından temel prensibi ile Türk Milletinin huzur,mutluluk, özgürlük ve refahını esas aldığından Millet Egemenliğinin tesisi amacıyla ülkeye ait tüm stratejik kurum,kuruluş ve ekonomik (askeri tesisler,madenler,stratejik üretim yapan tesisler, yollar,ormanlar, demir yolları,limanlar, enerji arzı, kamu bankaları, yeraltı ve yerüstü kaynakları gibi.) milli kaynakların gerek yabancılara gerekse aç gözlü sermaye sınıfı ve çıkar guruplarına peşkeş çekilmesini reddeder, millileştirme yoluyla millete ait olmasını bu kaynakların meclis denetiminde kamu tarafından karlılık, kamu yararı ve verimlilik esası gösterilerek, şeffaf ve denetlenebilir şekilde doğa ve çevreyi koruyarak kullanılmasını, Devlet payı, maliyet,yatırım ve ar-ge çalışmaları dışında kalan elde edilen kâr ve gelirin millete adil,eşit bir şekilde paylaştırılmasını ülkü edinir.


Bunun dışında kalan ekonomik alanda (Tarım ve Hayvancılık, Bilim,Teknoloji, Üretim,Sanayi ve ticarette) ise Türk müteşebbis gayretini ve Türk sermayesini destekler. Yerli üretimin yabancı üreticiler karşısında ezilmemesi ve gelişmesi için her türlü desteği verir. Bu politikayı "ÜRETİME DAYALI MİLLİLEŞTİRİLMİŞ EKONOMİK MODEL olarak tarif eder...


Fatih Mehmet Yiğit 

TÜRK BİLGELİĞİ









Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar