Camilerde miting yapanların, Kuranla oy toplayanların, dini siyasete alet edip dini istismar edenlerin, "bize oy vermeyenler cehennemliktir." Diyenlerin Ortaçağda parayla sahte cennet satan (Endülijans), günah affeden kilise papazlarından farkı yoktur.

ENDÜLİJANS: ALLAH İLE ALDATAN, SAHTE CENNET SATANLAR iyi okusun:

''Sakın, aldatan sizi Allah ile aldatmasın!'' (Lokman 33, Fátır 5; Hadid 14).

Saldırgan ve zalimler, işgal ettikleri kürsüleri korumak için, elde edemedikleri ve çok uzağında bulundukları insani faziletlere sahip olanları aşağılarlar.Amaçları hükmetmek ve din tacirliğidir. Oysa kendileri dinden yoksundur.Çünkü bir şeyin ticaretini yapan onu satar, sattığı ise artık kendisinin değildir. Kim din tacirliği yaparsa onun dini yoktur.

 (Kindi - İlk Felsefe Üzerine)

Ruhbancılık; dini ve kutsal değerleri şahsi, ticari ve siyasi çıkarlarına alet edip dini istismar eden din ve siyaset adamlarının kutsal dini değerleri istismar ederek, Tanrı ile kul arasına girerek, Tanrıdan rol çalıp kendilerini ilahlaştırarak Tanrı adına hükmetme ve ceza verme yetkisini kendilerine bahşederek ve dini kullanarak insanları köle haline getirmeleridir.

Ruhbancılığın özünde kölelik sistemi ve insan tapıcılığı vardır. Ortaçağdaki kiliseler feodal derebeylik sisteminin devamı olmuştur. Yoksul halk; Endülijans Cennette tapu vaadiyle kandırılmış elinde avucunda ne varsa kiliseye bağışlanması sağlanmıştır.

Kiliseler zengin olurken halkta din adamlarının köleleri haline gelmiştir. Coğrafi keşifler, yeni kıtanın keşfi, kolonizasyon ve sömürgecilik düzeninin baş aktörleri ruhban sınıfı papazlar olmuş Afrika,Yeni Kıta Amerika,Ortadoğu ve Asya'daki köle ticareti ruhban sınıfı din adamlarının eli ile gerçekleşmiştir. Hindistan da ise Brahmanlar kast kölelik sistemini kurmuş günahlara kefaret olarak yoksul halkın gelirini gasp etmişlerdir.

İslam dini her ne kadar Ruhbancılığı ortadan kaldırmak üzere gelmiş ise de; Hz.Muhammed sonrası iktidarı ele gecirenler kendi ruhban sınıfını oluşturmuş, Ruhbancılık zamanla bu dini de kuşatma altına almış,  zamanla tevhid dini istismar edilerek ruhban dini haline getirilmiş, dini ve kutsal değerler; şahsi, siyasi, ticari çıkar amacı olarak kullanılmaya devam edilmiştir. 

Fatih Mehmet Yiğit

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar