SIZI
İçimde yokluğunun ince sancısı,
Ne zaman diner bu ayrılık sızısı?
Mevsim döner, gölgen uzanır bende,
Yitik bir atlas gibi dağılır yollar.
Ömrümüz eksiklerin toplamıdır yar,
Kırık bir kadeh, sönük fener gibi...
Boşlukta bir dayanak arayıp durma,
Gün çekilir, dağlar kararır elbet.
Geçmez dokunuşunun açtığı boşluk,
Ayaz olur yalnızlık, her gece cinnet.
Sustuğum her meydan adınla mühürlü,
Ben yürürüm, sokağı devriyeler basar.
Ne zaman diner bu ayrılık sızısı?
Mevsim döner, gölgen uzanır bende,
Yitik bir atlas gibi dağılır yollar.
Ömrümüz eksiklerin toplamıdır yar,
Kırık bir kadeh, sönük fener gibi...
Boşlukta bir dayanak arayıp durma,
Gün çekilir, dağlar kararır elbet.
Geçmez dokunuşunun açtığı boşluk,
Ayaz olur yalnızlık, her gece cinnet.
Sustuğum her meydan adınla mühürlü,
Ben yürürüm, sokağı devriyeler basar.
Dinsin artık bu sessiz kuşatma, bu hüzünlü savaş,
Hasret taş oldu içimde, sesim deli bir yağmur.
Yollar yitik bir atlas, her adımda bir telaş,
Sığındığım her kıyı artık seninle mühürlüdür.
Bir de yokluğun eklenir kanayan yüreğime,
Her gece yeni bir firar başlatır.
Hasret taş olur, taş dilsiz bir nehir,
Tutunduğum her kıyı isminle mühürlü.
Ben susarım, sözlerimi yasaklar basar,
Uzaklarda bir teselli arayıp durma.
Yaprak döküp rüzgâr üşür de gidilir,
Dinmez bakışının bıraktığı sızı.
Dinsin artık bu sessiz kuşatma, bu hüzünlü savaş,
Hasret taş oldu içimde, sesim deli bir yağmur.
Yollar yitik bir atlas, her adımda bir telaş,
Sığındığım her kıyı artık seninle mühürlüdür.
Yangın olur anılar, kül olur gece,
Her gece yeni kuşatma, yeni bir savaş.
Acı sis olur, hasret taş, ses deli yağmur,
Sustuğum her meydan seninle hürdür
Dinsin artık bu sessiz kuşatma, bu hüzünlü savaş,
Hasret taş oldu içimde, sesim deli bir yağmur.
Yollar yitik bir atlas, her adımda bir telaş,
Sığındığım her kıyı artık seninle mühürlüdür.
Fatih Mehmet Yiğit
Yorumlar
Yorum Gönder