SEVDA YARASI
Bulutlar çökmüş, ufukta hicran var
Zaman bir pranga, saatler geçmez
Gönül hanesinde bitmeyen figan var
Bu ömür bu dertle, vuslatsız bitmez
Şafak mı gecikti, güneş mi yorgun?
Yollar mı uzadı, yoksa biz mi durduk?
Dört yanım karanlık, dört yanım sürgün
Biz bu aşkın içinde ne hayaller kurduk
Kaderin hükmüne boynumuz kıldan ince
Giden mi yorulur, bekleyen mi bilinmez
Yürek pare pare, sevda böyle derince
Açılan yaralar öyle kolay silinmez
Güneşle aramda koca bir duvar
Sabahlar mı gelmez, ben mi kör kaldım?
Sokaklar sessiz, her köşe seni arar
Ben bu hayatın neresinde takılı kaldım?
Mevsimler değişmiş, baharlar sönük
Gülüşüm sendedir, dermanım sende
Bütün yollarım hep geriye dönük
Ruhum sende kalmış, gölgem bu tende
Hasretin yükü omuzlarımda bir dağ
Yürüsem yol bitmez, dursam içim yanar
Gönül bahçemde ne çiçek kaldı ne bağ
Gözlerim her akşam bir umuda kanar
Umutlar bir salkım, dökülür tek tek
Dipsiz bir kuyuda sesim yankılanır
Vuslat mı dedin? Belki bir ömür beklemek...
Bu aşkın ateşi elbet bir gün hatırlanır.
Kaderin cilvesi mi, yoksa bir ceza mı?
Yarım kalan bu masal hiç biter mi?
Yüreğimdeki bu dinmeyen sızı mı?
Aşk dediğin her zaman böyle gider mi?
Işığım sönük, dünyam karardı sensiz
Gülüşlerim emanet, sevinçlerim sahte
Bıraktığın o yerde beklerim çaresiz
Tüm yarınlarım sendeki o ahitte
Sesini rüzgârdan, kokunu bahardan
Sorduğum her menzil yine sana çıkar
Kurtar beni artık bu karanlık diyardan
Yokluğun içimde her gün dünyalar yıkar
Fatih Mehmet Yiğit
Yorumlar
Yorum Gönder