DELİ RÜZGÂR ES!

​Kayıp bir pusula şimdi ellerin,
Tenimde eskiyen o sert kış.
Topladım tüm gitmeleri,
Bölündüm bin parçaya;
Çıkan sonuç:
Biraz kül, biraz sen.

​Karanlık sarnıçlarda yankılanan
O son gülüşün yankısı;
Zamanın dişlerinde öğütülen
Sevdalı bir deliyim artık.

​Yürüdüğüm sokaklar sessiz bir tanık,
Adımlarım boşlukta asılı kalan birer ah.
Hangi kıyıya vursam,
Deniz seni kusuyor üzerime.

​Tuzun yakıyor eski yaralarımı,
Martı çığlıklarında senin adın...
Anladım ki;
İnsan en çok kaçtığı yere
En derin köklerini salarmış.

​Şimdi sustuğum her kelime,
Senin için biriktirdiğim bir çığlık.
Hükmü yok artık mevsimlerin,
Takvimler hep o kışta takılı.

​Ben ki, kendi yangınından sağ çıkmış
Ama külüne sevdalı o rüzgâr;
Bir ömür boyu dağılmaya,
Hep sana doğru esen
Deli bir rüzgârım artık.

​Es deli rüzgâr es! Al götür ne varsa;
Umuda, yarına...


Fatih Mehmet Yiğit 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar