BUGÜN DE YIKILMADIM ANNE

Hayatın yorgunluğu çöker üzerime,
Gece baskın yemiş, gün dolanır hevesime.
Bir sızı ki, sığmaz ne söze ne sese,
Evimden uzakta, hayatın son demindeyim.
Hayaller darmadağın, umutlar darmadağın,
Bir garip diyarda, ihanet çemberindeyim.

Zamanın çarkı döner, amansızca öğütür,
Gece çöker üstüme, sessizlik dert büyütür.
Bir hasret ki içimde, yüreğimi eritir,
Aşılmaz dağların, dumanlı yolların ardındayım.

Gönül yaralı, bak duygular darmadağın,
Gurbet denen o uzak, insafsız diyardayım.
Yüreğimi siper ettim bu puslu yollara,
Selam verdim göğe, toprağa, ağaca, dağlara.

Sustu dertlerim ansızın, içimin kuytusunda,
Bir adım hayata yakın, bir adım ötesine,
Yürüdüm hiç korkmadan gölgenin, karanlığın üstüne,
Bugün de yıkılmadım anne.

---

Günaydın sığındığım liman, günaydın can özüm,
Yine şafak söküyor, ağarıyor gökyüzüm.
"Gözüm arkada kaldı" deyip de yanma n'olur,
"Oğul orada yalnız" diye karalar bağlama.
Bir ince sızı başlar, yürür sancı özüme,
Ama bak, dik duruyorum yine gecenin yüzüne.

Yüreğimi bayrak gibi açtım esen yellere,
Karıştım dalga dalga bilmediğim ellere.
Dertleştim taş duvarla, döküldüm nehirlere,
Bir yüzüm hasrete, bir yüzüm yarınlara dönük,
Bugün de yıkılmadım anne.

---

Kuşatılmış dört yanım, fermanı yok gecenin,
Bir tuzak ki kurulmuş, anlamı yok hecenin.
Örselendi duygularım, kırıldı kolum kanadım,
Kökümden sökülmüşüm, yaban ellerde kalakaldım.
Aşklar geride kaldı, dostlar kendi derdinde,
Bir uzak diyardayım, amansız kavganın tam içinde.

Günaydın ata yurdum, günaydın koca dağım,
Yine bir tan yeri ağarır, uyanır genç çağım.
"Orada sabah olmaz" deme bana ne olur,
"Günler geriye dönmez" deme, elbet yolunu bulur.
İçimde bir kor yanar, sancısı cana vurur.

Mecnun oldum, vurdum kendimi sarp yollara,
Sığmadım büyük şehirlere, sığmadım meydanlara.
Suskun insanlar gördüm, duvarlarla dertleştim,
Bir yanım deli hasret, bir yanım umut yüklü,
Bugün de yıkılmadım anne.

---

Gecenin puslu bağrında, bir baskın gibi zaman,
Dört yanım duman kaplamış, vermez hiç aman.
Örselendi ömrümün en taze çiçekleri,
Bir uzak diyardayım, yitirdim gerçekleri.
Aşklar geride mahzun, dostlar uzakta kalmış,
Gönlüm bu gurbet elin çilesine dert salmış.

Duvarlar tanık, mahbuslar sırdaşım,
Göğsüme bastırdığım taşlar oldu yoldaşım.
Kaç kere diz çöktüm de kaç kere ayağa kalktım,
Karanlığın bağrına bir mum gibi ben yandım.
Ama her seferinde bir umut daha doğdu içimde,
Her seferinde bir gülüş daha sakladım yüzümde.
Bugün de yıkılmadım anne.

---

Selam saldım göklerde süzülen kuşlara,
Oturdum taş üstüne, dertlendim rüzgârla.
Bir yanım ayrılık kışı, bir yanım baharla,
Bir yanım hüzün, bir yanım coşkuyla.
Ama hiçbir mevsim, hiçbir rüzgâr, hiçbir zaman,
Yıkamadı yüreğimdeki imanı.

Düştüm kalktım, süründüm yine ayağa kalktım,
Her sabah baştan doğdum, her gece yeniden yandım.
Bu şehir yabancı, bu yerler yaban,
Yine de içimde bir çocuk koşar annesine can.
Annemin duasıdır beni ayakta tutan,
Gözlerindeki ışıktır karanlığa inat yanan.

Ellerini özledim, sesini özledim,
Saçlarım ağarmış olsa da, yorgun düşmüş dizlerim.
Yolum uzun, gece uzun, hasret uzun,
Yine de vazgeçmedim anne, vazgeçmedim.
Bugün de yıkılmadım anne.

---

Kuşlar göçer ardı sıra, ben göçemem geriye,
Bağlanmışım zincirle, bitmez çileyle.
Her sabah uyanırım, bir umut daha doğar,
Her akşam batar güneş, bir acı daha yoğrulur bağrımda.
Ama gökyüzüne bakarım, orada sen varsın,
Bulutların arasından bana gülümsersin.
Yeter bu anne, yeter bu, bir gülüşün yeter.

Dışarıda olsa da tipi boran kar,
Bazen bir kuş sesiyle uyanır içimdeki bahar.
Gurbetin soğuk rüzgârı vurdukça yüzüme,
Ellerimi ovuşturur, ısıtmaya çalışırım nefesimle.
Bir sigara yakarım, dumanı savrulur,
Aniden dalar giderim çocukluğuma, o eski günlere.
Bugün de yıkılmadım anne.
---

Dostlar dedim, hepsi birer hayal oldu,
Sevgililer dedim, mevsimler gibi soldu.
Kalan tek gerçek, o çocukluk anılarındaki sıcaklık,
Bir de senin gözlerindeki o hiç bitmeyen ışıltı.
Ne kaldı geriye? Birkaç hatıra, birkaç hüzün,
Bir de yarım kalmış şiirler, yarım kalmış düşün.
Ama ben yine de bırakmam kalemi elimden,
Sana yazarım anne, her gece, her seher.
Sana yazarım, seninle konuşurum sessizce,
Bir mum ışığında, bir yalnızlık gecesinde.

Günler geçer, aylar yıllara karışır,
Ayrılık ateşi içimi yavaş yavaş kavurur.
Ama ben yanarken bile dimdik ayakta,
Yere düşmüş bir kıvılcım gibi tekrar alev alırım.
Senin bana öğrettiğin gibi,
Düşenin dostu olmaz bu devirde, biliyorum.
O yüzden kendi kendime yürürüm bu yolda,
Yalnız, ama güçlü; sessiz, ama inançla.
Bugün de yıkılmadım anne.

---

Rüzgâra göğüs gerdim, direndim fırtınaya,
Yoluma kurulan o kalleş pusulara.
Her darbede biraz daha güçlendim,
Her düşüşte biraz daha yükseğe kalktım.
Gözlerinden öperim, dualarını eksik etme,
Bu oğlun yüreği ateşten, imanı dağdan beterdir,
O yüzden yıkılmaz anne, oğlun yıkılmaz.

Bir sabaha daha uyandım, bir güne daha,
Güneş doğuyor yine, umutlar tazeleniyor.
Belki yarın, belki öbür gün dönerim evime,
Yolunu gözlediğin o kapıdan girerim bir gün.
O güne kadar, ne olur üzülme sakın,
Dualarını eksik etme, gözyaşlarını sakın.

---

Bugün de yıkılmadım anne,
Yarın da yıkılmayacağım.
Son nefesime kadar dimdik ayakta,
Sana ve bu vatana borç bilerek,
Yürüyeceğim bu yolda, yıkılmadan, pes etmeden.


Fatih Mehmet Yiğit 

Yorumlar