BU MEMLEKET BİZİM & BU VATAN BİZİM
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim....
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim…
(Nazım Hikmet Ran)
***
Dörtnala gelip tarihin derinliğinden
Bir nehir gibi çağlayıp gelen bu destan, bizim.
Alınlar ter içinde, yürekler alev alev
Ve bir kilime dokunur gibi işlenmiş her köşesi,
Bu acı, bu sevinç bizim.
Yaşamak bir dağ gibi dik ve onurlu
Ve bir buğday tarlası gibi bereket dolu,
Bu hayal bizim.
Umut, bir güvercin kanadında taşınan
Hasret, turnaların göçüyle kavuşan
Bu özgürlük bizim.
Toprağı al kanıyla sulamış, alın teriyle yoğurmuş
Her karışına bin can vermiş bu yurt,
Bu vatan bizim.
Yaşamak bir ırmak gibi coşkulu ve özgür
Ve bir ay-yıldız gibi aydınlatsın karanlığı,
Bu ışık bizim.
Gözler ufka dalmış, yürekler tek yumruk
Ve bir türkü gibi dolaşan bu yürek çarpıntısı, bizim.
Nar taneleri gibi bir arada duran
Ayrı düşse de aynı özü taşıyan bu insanlar,
Bu aile bizim.
Her ocakta tutuşsun birlik ateşi
Yeniden doğsun insanlık güneşi,
Bu uyanış bizim.
Yaşamak bir zeytin ağacı gibi köklü ve sabırlı
Ve bir bahar gibi çiçeklerle bezeyen
Bu özlem bu hasret bizim.
Bu yurt, bu vatan bizim.
Bir çınar gibi kök salmışız bu toprağa,
Dallarımız ayrı, özümüz bir.
Fırtınalar sarsar, yağmurlar yıkar,
Ama dimdik ayaktayız,
Çünkü bu toprak, bu gök, bu hava bizim.
Ey mavi göklerin altında uzanmış ovalar,
Ey dallarında barışı saklayan zeytin ağaçları,
Ey biriktirdiği suyu cömertçe sunan pınarlar!
Siz şahit olun bize,
Biz ki bu cennetin bekçileriyiz,
Biz ki bu vatanın gerçek sahipleriyiz.
Yürüyoruz. Yılmadan, korkmadan.
Önümüzde şafak sökmekte,
Arkamızda bir tarih yatmakta.
Adımlarımız yeri titretmese de,
Yüreğimizdeki çınlayış,
Duyulur her yerde.
Bu toprak bizim,
Bu gökyüzü bizim,
Bu özgürlük, bu onur,
Hepimizin.
(Fatih Mehmet Yiğit)
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim....
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim…
(Nazım Hikmet Ran)
***
Dörtnala gelip tarihin derinliğinden
Bir nehir gibi çağlayıp gelen bu destan, bizim.
Alınlar ter içinde, yürekler alev alev
Ve bir kilime dokunur gibi işlenmiş her köşesi,
Bu acı, bu sevinç bizim.
Yaşamak bir dağ gibi dik ve onurlu
Ve bir buğday tarlası gibi bereket dolu,
Bu hayal bizim.
Umut, bir güvercin kanadında taşınan
Hasret, turnaların göçüyle kavuşan
Bu özgürlük bizim.
Toprağı al kanıyla sulamış, alın teriyle yoğurmuş
Her karışına bin can vermiş bu yurt,
Bu vatan bizim.
Yaşamak bir ırmak gibi coşkulu ve özgür
Ve bir ay-yıldız gibi aydınlatsın karanlığı,
Bu ışık bizim.
Gözler ufka dalmış, yürekler tek yumruk
Ve bir türkü gibi dolaşan bu yürek çarpıntısı, bizim.
Nar taneleri gibi bir arada duran
Ayrı düşse de aynı özü taşıyan bu insanlar,
Bu aile bizim.
Her ocakta tutuşsun birlik ateşi
Yeniden doğsun insanlık güneşi,
Bu uyanış bizim.
Yaşamak bir zeytin ağacı gibi köklü ve sabırlı
Ve bir bahar gibi çiçeklerle bezeyen
Bu özlem bu hasret bizim.
Bu yurt, bu vatan bizim.
Bir çınar gibi kök salmışız bu toprağa,
Dallarımız ayrı, özümüz bir.
Fırtınalar sarsar, yağmurlar yıkar,
Ama dimdik ayaktayız,
Çünkü bu toprak, bu gök, bu hava bizim.
Ey mavi göklerin altında uzanmış ovalar,
Ey dallarında barışı saklayan zeytin ağaçları,
Ey biriktirdiği suyu cömertçe sunan pınarlar!
Siz şahit olun bize,
Biz ki bu cennetin bekçileriyiz,
Biz ki bu vatanın gerçek sahipleriyiz.
Yürüyoruz. Yılmadan, korkmadan.
Önümüzde şafak sökmekte,
Arkamızda bir tarih yatmakta.
Adımlarımız yeri titretmese de,
Yüreğimizdeki çınlayış,
Duyulur her yerde.
Bu toprak bizim,
Bu gökyüzü bizim,
Bu özgürlük, bu onur,
Hepimizin.
(Fatih Mehmet Yiğit)
Yorumlar
Yorum Gönder