HALK DENİZDİR...

Köktürk Bengü Taşları’nda geçen Bengü İl’den bugüne kadar -Sovyet ve Çin yönetimi hariç- devam eden ebedî devlet ve tek millet: “Türk milleti” anlayışı, Anadolu ve Türkistan şiirine, Alaş aydınlarının mısralarına dramatik, bir o kadar da lirik tarzda yansıyor... Millî istiklâl şairlerimiz: MEHMET ÂKİF, MAĞJAN, ÇOLPAN, ÖTKÜR... Geniş bir zaman dilimine yayılan ve fırtınalarla dolu sosyal siyasî atmosfere düşünen, duyan ve yazan insanların duyarsız kalması düşünülebilir mi! Türk İstiklâl Harbi, Çarlık ve Stalin Rusyası, Milliyetçi ve Komünist Çin döneminde yetişen aydınlar, gelecekle ilgili umut ve kaygılarını tam bir birey duyarlılığıyla samimi ve menfaat beklemeden, hatta ölümü göze alarak dile getirmediler mi! 19. yüzyılın HÂCİB’i diyebileceğimiz ABAY’ın ifadesiyle “halkın bir kerpici olma” arman-arzusuyla ve tevazusuyla yaşayıp yazmadılar mı! Bozkırın tezenesinin ifadesiyle “Kalpten kalbe giden yol”un büyük temsilcileri olmadılar mı! O yol bilinmese de görünmese de onlar birbirlerinden derin ilham aldılar ve ortak rûhu temsil ettiler. 

Söz sırası şiirlerde: 
Ne körsem de Alaş üşin körgenim,
Mağan atak ultım üşin ölgenim,
Men ölsem de Alaş ölmes körkeyer,
İstey bersin koldarınan kelgenin.
“Ne görürsem Alaş için göreyim
Bana şereftir, millet için öleyim,
Ben ölsem de Alaş ölmez, görkemli,
Yapsınlar onlar ellerinden geleni”. (Mağjan)

Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem; 
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. 
Biri ecdadıma saldırdı mı, hatta boğarım! ...
Boğamazsın ki! Hiç olmazsa yanımdan kovarım. (Mehmet Âkif)

Halk denizdir, halk tolkundır, halk küçdir, 
Halk isyandır, halk alavdır, halk öçdir... (Çolpan)

Qelem sundi elem ezdi dilimni,
Şamal darip kikeş qildi tilimni, 
Qolum tutmas putum basmas paleçmen,
Nimem birle qilay râzi elimni.
“Kalem sındı, elem ezdi gönlümü,
Rüzgâr vurup peltek etti dilimi,
Elim tutmaz oldu, ayak basmaz felcim,
Neyim ile râzı edeyim milletimi.” (Ötkür)

Not: Unutulmamalıdır ki Batı bilim dünyası, ünlü Kıpçak asıllı Macar Türkolog Andras Bodrogligeti’nin dediği gibi “kendi köklerini aramak ve bulmak amacı” ile Türkoloji sahasına uzandı ve iltifat etti...
(bk. Eski Kıpçakça çalışmalar üzerine, TDAY Belleten)
*Hülya Kasapoğlu Çengel paylaşımı

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar