"Zaman, hareket ve algıdan ibarettir" Der Bilgeler belki bu yüzden "Aynı nehirde iki kez yıkanamaz insan" demiş Türk Atalarımız... Hayat bir nehir gibi akıp gider, sen her şey yerinde, su aynı su zannedersin, oysa gördüğün başka bir nehir olmuş. Sen bambaşka bir adam olmuşsundur... Fatih Mehmet Yiğit
YÜREĞİM SENİNLE... Kızılderililer sevdikleri eşyalara, çadırlarına, atlarına uğur getirsin diye (ellerini önce zor çıkan kök boyalarla batırır sonra el izlerini bırakırlar.) Kızılderili kadınlar eşlerini savaşa gönderirken (Daima seninleyim, yüreğim seninle anlamında) ellerini kök boyaya batırarak kızılderilinin kalbinin üzerine elinin izini bırakır. Yine kızılderili savaşçılarıda sevdikleri savaş atlarına el izlerini bırakır.(Daima seninleyim, yüreğim seninle) Bunun uğur getireceğine inanılır. İlginçtir bu Türklerde ki; kına yakma geleneğine benzemektedir. Anadolu da bazı yörelerde gelin kızlara kına yakıldığı gibi gelin gittiği eve el izi bırakılır. Fatih Mehmet Yiğit
27 Ağustos 1922 sabahı Mustafa Kemal Paşa'ya telefonda kuşattıkları tepeyi yarım saat sonra alacaklarını bildirmesine rağmen bunu başaramayınca intihar ederek hayatına son veren Miralay Reşat (Çiğiltepe)’nin ; Özellikle cephenin biraz gerisinde yüksekçe bir yere oturup tabancalarını dizlerine koyarak "Geri çekileni vururum" mesajı vermesi ve birkaç sefer geriye kaçan askerler üzerinde bunu bizzat uygulamasıyla “Deli Halit” lakabını alan Mirliva Halit (Karsıalan)’ın ; Kütahya'nın Emet ilçesinden kendisi, Emet halkı ve süvarileri tarafından kaçırılan Yunan ordusunu kovalayarak İzmir’e giren ilk süvari birlikleri komutanı Ferik Fahrettin (Altay)’ın ; Demiryollarının kesiştiği yer olan Eskişehir'e bir üs kuran ve savaş boyunca derme çatma trenlerle cepheye asker, cephane, malzeme nakleden; ray döşeten; gerektiğinde ray ve vagonlardan çelik söktürüp kılıç yaptıran miralay Behiç Bey’in ; İstanbul'dan bizzat kendisine gönderilen ve Mustafa Kema...
Mustafa Sururi Taylan’ın 1929 tarihli Büyük Taarruz çalışması. 1934 yılında Bartın Halkevi’ne hediye edilmişti. Şimdi Bartın Kent Müzesi’nde sergileniyor. “...Sarışın bir kurda benziyordu Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı. Yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi, durdu. Bıraksalar ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak ve karanlıkla akan bir yıldız gibi kayarak Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı” Nazım Hikmet..
Bilginin olduğu yerde (BİLGEler)bilenler, aklın olduğu yerde düşünenler vardır... Yusuf Has Hacip/Kutatgu Bilig Resim : (Gök-Türk yazıtları/BİLGE Kağan)