Kayıtlar

Nisan, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Resim
  GÖNÜL LİMANI  Yolların tozuna savrulup gittim, Ufukta kaybolan bir duman gibi. Kendimi tükettim, kendime yettim, Deryada can veren bir umman gibi. Gâh yüksek dağlarda şahin olurdum, Gâh tozlu yollarda yerle birdim. Her çiçekte ayrı bir renk bulurdum, Sınırsız yaşayan bir zaman gibi. Dertlerim birikir, taşardı serden, Kurtulmak isterdim her türlü şerden. Medet umar iken gökteki ferden, Düştüm eşiğine bir kurban gibi. Bakınca o derin, güzel gözlere, Hacet kalmadı hiç başka sözlere. Hasretim dindi bak, giden izlere, Kavuştu ruhumuz bir harman gibi. Artık tek durağım senin yanındır, Damarda dolaşan sıcak kanındır. Bu can ki sönmeyen senin canındır, Bedene can veren bir derman gibi. Yorulmuş ruhumun tek limanısın, Şu garip ömrümün en hoş yanısın. Sen gönül tahtımın tek sultanısın, Başımda taç olan bir ferman gibi. Sırtımı yasladım senin sevgine, Rastlamadım daha senin dengine. Boyandım aşkının her bir rengine, Göklerde parlayan bir an gibi. Fatih Mehmet Yiğit 
Resim
  YÜREĞİM YANGINLARDA TUTSAK  Ne sen sor ne ben söyleyeyim Yaşayamadığımız yılları Talan olmuş bir yürektir vurgun yediğimiz Alev alev yükselirken ağıtlar Katran karası şehirlerden Terk etmek zordur Yaşamadığımız, fakat acısına katlandığımız Bahar tadı sevdaları Ve verdiğimiz kavgaları Ve yediğimiz kurşunları Bir of bile çekmediğimiz Derin bir ah demediğimiz Sevgilinin kömür karası gözlerine Aldırış bile etmeden Hoşçakal bile diyemeden Yüreğimizi rehin bırakıp Terk ediyorduk bu şehri Katlanmak zordu ayrılığa, Dayanmak zordu yalnızlığa, Yinede hayattan yılmıyorduk, yıkılmıyorduk Ölümüne seviyorduk ölümüne… Fatih Mehmet Yiğit