Kayıtlar

Resim
  Bize Tatar diyorlar, Çerkez diyorlar, Türkmen diyorlar, Kazak diyorlar, Özbek diyorlar, Azer diyorlar, Karakalpak, Çeçen, Uygur, Kabardı, Başkırt, Kırgız diyorlar. Bunlar hep yalan! DENİZ PARÇALANAMAZ, BİZ TÜRK'ÜZ! Cengiz Dağcı Korkunç Yıllar, Sayfa 27
Resim
  HASRETLE YANAR GÖNLÜM  Gece efkar çöker yüreğime,   Rüzgâr taşır yitik türkümü,   Sevda bir ateş, yanar içimde,   Aşk bir yara, kanar özümde.   Hasret büyür, dağ olur önümde,   Özlem akar, sel olur gözümde,   Yokluk zincir, vurur bileğime,   Çileyle yoğrulur her nefesimde.   Hasretle yanar gönlüm,   Özlemle dolar türküm,   Bir gün doğacak güneşim,   Seninle çiçek açar gönlüm. Izdırapla örülür duvarlar,   Haksızlıkla kararan yıllar,   Bir ses yükselir, başkaldırır,   İsyanla yankılanır meydanlar.   Ve bilirim, bir gün doğacak,   Mazlumun yüzüne güneş vuracak,   Sevda yeniden filiz verecek,   Aşk, özgürlük türküsünü yeniden söyleyecek. Hasretle yanar gönlüm,   Özlemle dolar türküm,   Bir gün doğacak güneşim,   Seninle çiçek açar gönlüm. Ve bir sabah şafak yırtılacak, Göl...
Resim
  DAĞ BAŞINDAN DUMAN İNSAN BAŞINDAN BORAN EKSİK OLMAZ  Dağ başından duman eksik olmaz,   İnsan başından boran…   İçimde bir dağ ki, sönmeyen bir volkan,   Hasret rüzgârlarıyla savrulur yamaçlarım.   Eksilmez dumanı, tükenmez kederi,   Yakar özlem yangını, sarar sancıları.      Dağ başında duman, gönlümde boran,   Hasretle yanar, sönmeyen volkan.   Gurbet yolunda yoldaşım sensin,   Unutmaz seven, unutmaz zaman.   Ben gurbeti dağlarda öğrendim,   Her taşı bir sır, her gecesi zindan.   Yıldızlar tel tel dökülürdü saçlarından,   Sabahı bekleyen yolcuların.   Bir kuş uçururdum her şafak vakti,   Kanadında giderdi selamım.   Ulaşır mıydı bilmezdim,   Varıp da dinler miydi ahım?      Dağ başında duman, gönlümde boran,   Hasretle yanar, sönmeyen volkan.   Gurbet yolund...
Resim
  Bir Halkın Türküsü Köy Enstitüleri’nden bir resim... Bahçede öğrenciler toplanmış, ellerinde kazma kürek, Toprağa dokunuyor her biri, bilgiyle yoğuruyor emek. Bir yanda tarla sürülüyor, bir yanda kitap okunuyor, Yepyeni bir hayat kuruluyor, köy köy, ilçe ilçe. Kara tahtanın önünde genç bir öğretmen, Harfleri öğretiyor, ışığı saçıyor herkese. Tohum nasıl ekilir, toprak nasıl sevilir öğreniyor çocuklar, Kültürle, bilimle, sanatla büyüyor köyler. Köy Enstitüleri’nden bir resim, geleceğin resmi, Aydınlık yarınların, umudun, emeğin türküsü. Her biri bir ışık, her biri bir nehir, Akıp gidiyor Anadolu’nun her bir köşesine. Köy Enstitüleri’nden bir resim, şimdi duvarda asılı, Ama yüreklerde yaşıyor, hâlâ taze, hâlra diri. Unutmadık, unutmayacağız, bizimdir bu ışık, Yeniden doğacak, yeniden aydınlatacak karanlığı. Bu resimde bir ülkenin rüyası var, Bu resimde bir halkın umudu, bu resimde gerçek bir hayat. Köy Enstitüleri’nden bir resim, bizim tarihimiz, Bugün de yarın da yol gösteriyor he...
Resim
  HASRETLE YANAR GÖNLÜM  Gece efkar çöker yüreğime,   Rüzgâr taşır yitik türkümü,   Sevda bir ateş, yanar içimde,   Aşk bir yara, kanar özümde.   Hasret büyür, dağ olur önümde,   Özlem akar, sel olur gözümde,   Yokluk zincir, vurur bileğime,   Çileyle yoğrulur her nefesimde.   Hasretle yanar gönlüm,   Özlemle dolar türküm,   Bir gün doğacak güneşim,   Seninle çiçek açar gönlüm. Izdırapla örülür duvarlar,   Haksızlıkla kararan yıllar,   Bir ses yükselir, başkaldırır,   İsyanla yankılanır meydanlar.   Ve bilirim, bir gün doğacak,   Mazlumun yüzüne güneş vuracak,   Sevda yeniden filiz verecek,   Aşk, özgürlük türküsünü yeniden söyleyecek. Hasretle yanar gönlüm,   Özlemle dolar türküm,   Bir gün doğacak güneşim,   Seninle çiçek açar gönlüm. Ve bir sabah şafak yırtılacak, Göl...
Resim
  DAĞ BAŞINDAN DUMAN İNSAN BAŞINDAN BORAN EKSİK OLMAZ  Dağ başından duman eksik olmaz,   İnsan başından boran…   İçimde bir dağ ki, sönmeyen bir volkan,   Hasret rüzgârlarıyla savrulur yamaçlarım.   Eksilmez dumanı, tükenmez kederi,   Yakar özlem yangını, sarar sancıları.      Dağ başında duman, gönlümde boran,   Hasretle yanar, sönmeyen volkan.   Gurbet yolunda yoldaşım sensin,   Unutmaz seven, unutmaz zaman.   Ben gurbeti dağlarda öğrendim,   Her taşı bir sır, her gecesi zindan.   Yıldızlar tel tel dökülürdü saçlarından,   Sabahı bekleyen yolcuların.   Bir kuş uçururdum her şafak vakti,   Kanadında giderdi selamım.   Ulaşır mıydı bilmezdim,   Varıp da dinler miydi ahım?      Dağ başında duman, gönlümde boran,   Hasretle yanar, sönmeyen volkan.   Gurbet yolund...
Resim
  Kırık Ayna Her sabah karşılaşıyorum benimle O soğuk ve sırlı camda. Tanımadığım bir yabancı, Zamanın yonttuğu yüzümde. Gözlerinde eski bir ışık kırıntısı, Söylemek istediğim ama Diline dökülmeyen o sözler, Dudaklarında donmuş bir gülümseme. Nerede o çocuk Koşarak gelirdi bu aynaya Merakla, umutla bakardı Geleceğin sisli resmine. Şimdi geçmişin ağır resmi var, Her çizgide bir anı, bir yol ayrımı, Bir vedanın izi, bir kavuşmanın sıcaklığı, Hepsi silik, hepsi uzak. Belki de doğru değil Kendimizi aynalarda aramak, Belki de asıl yüzümüz Sevdiğimizin gözlerinde saklı. Fatih Mehmet Yiğit