Nasrettin Hoca bir gün eşeğini hava alsın diye, güçlükle evinin damına çıkarmış. Bir müddet sonra, “Yeter artık, inme vakti geldi.” diyerek eşeği damdan aşağı indirmek istemiş. Yularını çekmiş, kan ter içinde kalmış ama nafile… Eşek bir türlü inmemiş. Yorulan Hoca, damdan inmeyen eşeğe “Ne hâlin varsa gör!” diyerek onu damda bırakmış, kendisi aşağıya inmiş. Hoca damdan inince, oynayacak alan bulan eşek rahatlamış; hoplamış, zıplamış, damın üzerinde dolaşmış. Eşek öyle çok zıplamış ki, sonunda toprak dam dayanamamış, delinmiş ve eşek aşağıya düşerek ölmüş. Eşeğin akıbetini ibretle izleyen Nasrettin Hoca hemen dersini çıkarmış: “Demek ki, eşeğin mertebesini yükseltirsen, hem bulunduğu yere zarar veriyor, hem de kendisine…” Türk Ata Öğüdü: Kimseyi (hak etmediği yere) tepene çıkartma, keyfi başıboş bırakma, zarar görürsün sonra. Fatih Mehmet Yiğit TÜRK MİTOLOJİSİ
Kayıtlar
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Sevdam Düşler ardında kaldı sevdam, Zamanın içinde bir gölge misali. Ne yıldızlar dokunur ona, Ne sabahın serinliği. Kör kuyularda yankılanır sesim, Sağır duvara çarpan bir çığlık misali. Her acıda biraz eksilen, Her umutta biraz çoğalan. Bir köprü yıkıldı içimde, Ne geçiş var ne dönüş. Sadece rüzgârın savurduğu Yarım kalmış bir hikâye. Sevdam, dağların ardında bir sır: Bir ateş, alevini saklayan. Bir dua, dudaklarda yarım kalan. Bir isyan, şehirden şehire taşınan. Ve ben, her gece kendimle konuşurum: Sevda dağların ardında kalmaz aslında. İnsanın kendi içinde dağ olur, Uçurum olur, derinleşir gitgide… Ve ben bilirim: Sevda ne yalnızca bir acı, Ne de sadece bir umut. O, insanın kendi içindeki şehirdir, ...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Ben Devletçi (hükümetçi) değilim. Kara Buduncuyum; yani Ulusçu, Halkçıyım. Devlet, millet içindir diyenlerdenim. Türk Ulusu ve Türk Töresi benim için herşeyin üzerindedir. İktidar, Türk Ulusuna hizmet ettiği, Töreli (adil) olduğu sürece saygı duyarım. Hiçbir yönetici; Törenin ve Türk Ulusunun üzerinde değildir. Fatih Mehmet Yiğit
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
TÜRKMEN KIZI Belik belik örülüdür saçları Gül kokan elleri de kınalı İlmik ilmik, kilim dokur sevdalı Gerçek mi, yoksa rüya mı? Umayı andırır Türkmen kızı Güneşi, Ayı kıskandırır Türkmen kızı Gözleri ok misali; yay, hilaldir kaşı Kendine esir eder, nice aşığı Aklı baştan alır, güzelliğinin ışığı Gerçek mi, yoksa rüya mı? Umayı andırır Türkmen kızı Güneşi, Ayı kıskandırır Türkmen kızı Kızıl alma gibidir yanağı Bal şeker, kirazdır dudağı Dağdan akan pınardır tadı Gerçek mi, yoksa rüya mı? Umayı andırır Türkmen kızı Güneşi, Ayı kıskandırır Türkmen kızı Yıldız misalidir güzel gözleri Gümüş kemerlidir ince beli İnsanı büyüler, tatlıdır dili Gerçek mi, yoksa rüya mı? Umayı andırır Türkmen kızı Güneşi, Ayı kıskandırır Türkmen kızı Al...