Kayıtlar

Resim
  Bir Halkın Türküsü Köy Enstitüleri’nden bir resim... Bahçede öğrenciler toplanmış, ellerinde kazma kürek, Toprağa dokunuyor her biri, bilgiyle yoğuruyor emek. Bir yanda tarla sürülüyor, bir yanda kitap okunuyor, Yepyeni bir hayat kuruluyor, köy köy, ilçe ilçe. Kara tahtanın önünde genç bir öğretmen, Harfleri öğretiyor, ışığı saçıyor herkese. Tohum nasıl ekilir, toprak nasıl sevilir öğreniyor çocuklar, Kültürle, bilimle, sanatla büyüyor köyler. Köy Enstitüleri’nden bir resim, geleceğin resmi, Aydınlık yarınların, umudun, emeğin türküsü. Her biri bir ışık, her biri bir nehir, Akıp gidiyor Anadolu’nun her bir köşesine. Köy Enstitüleri’nden bir resim, şimdi duvarda asılı, Ama yüreklerde yaşıyor, hâlâ taze, hâlra diri. Unutmadık, unutmayacağız, bizimdir bu ışık, Yeniden doğacak, yeniden aydınlatacak karanlığı. Bu resimde bir ülkenin rüyası var, Bu resimde bir halkın umudu, bu resimde gerçek bir hayat. Köy Enstitüleri’nden bir resim, bizim tarihimiz, Bugün de yarın da yol gösteriyor he...
Resim
  HASRETLE YANAR GÖNLÜM  Gece iner efkar sokaklara,   Rüzgâr taşır yitik türkümü,   Sevda bir ateş, yanar içimde,   Aşk bir yara, kanar özümde.   Hasret büyür, dağ olur önümde,   Özlem akar, sel olur gözümde,   Yokluk zincir, vurur bileğime,   Çileyle yoğrulur her nefesimde.   Hasretle yanar gönlüm,   Özlemle dolar türküm,   Bir gün doğacak güneşim,   Özgürlükle çiçek açar gönlüm. Izdırapla örülür duvarlar,   Haksızlıkla kararan yıllar,   Bir ses yükselir, başkaldırır,   İsyanla yankılanır meydanlar.   Ve bilirim, bir gün doğacak,   Mazlumun yüzüne güneş vuracak,   Sevda yeniden filiz verecek,   Aşk, özgürlük türküsünü yeniden söyleyecek. Hasretle yanar gönlüm,   Özlemle dolar türküm,   Bir gün doğacak güneşim,   Özgürlükle çiçek açar gönlüm. Fatih Mehmet Yiğit 
Resim
  DAĞ BAŞINDAN DUMAN İNSAN BAŞINDAN BORAN EKSİK OLMAZ  Dağ başından duman eksik olmaz,   İnsan başından boran…   İçimde bir dağ ki, sönmeyen bir volkan,   Hasret rüzgârlarıyla savrulur yamaçlarım.   Eksilmez dumanı, tükenmez kederi,   Yakar özlem yangını, sarar sancıları.      Dağ başında duman, gönlümde boran,   Hasretle yanar, sönmeyen volkan.   Gurbet yolunda yoldaşım sensin,   Unutmaz seven, unutmaz zaman.   Ben gurbeti dağlarda öğrendim,   Her taşı bir sır, her gecesi zindan.   Yıldızlar tel tel dökülürdü saçlarından,   Sabahı bekleyen yolcuların.   Bir kuş uçururdum her şafak vakti,   Kanadında giderdi selamım.   Ulaşır mıydı bilmezdim,   Varıp da dinler miydi ahım?      Dağ başında duman, gönlümde boran,   Hasretle yanar, sönmeyen volkan.   Gurbet yolund...
Resim
  Kırık Ayna Her sabah karşılaşıyorum benimle O soğuk ve sırlı camda. Tanımadığım bir yabancı, Zamanın yonttuğu yüzümde. Gözlerinde eski bir ışık kırıntısı, Söylemek istediğim ama Diline dökülmeyen o sözler, Dudaklarında donmuş bir gülümseme. Nerede o çocuk Koşarak gelirdi bu aynaya Merakla, umutla bakardı Geleceğin sisli resmine. Şimdi geçmişin ağır resmi var, Her çizgide bir anı, bir yol ayrımı, Bir vedanın izi, bir kavuşmanın sıcaklığı, Hepsi silik, hepsi uzak. Belki de doğru değil Kendimizi aynalarda aramak, Belki de asıl yüzümüz Sevdiğimizin gözlerinde saklı. Fatih Mehmet Yiğit 
Resim
  KUM TANELERİ Deniz, bir hüznün tuzunu taşır Dilimin ucunda bir şarkı, yarım Kumlara düşen ayak izleri Bir dalga geldi, sildi, götürdü. Martılar çığlık çığlığa Anlatıyor eski hikâyeleri Balıkçı ağlarında takılı kalmış Gün batımının kızıl iplikleri. Ben bir taş kadar ağır Ve bir köpük kadar hafifim Kıyıda, sınırda, tam orta yerde Ne karadayım, ne denizde. Gece olunca fenerler yanar Uzak gemilere yol gösteren İçimde de bir ışık sallanır Nereye gideceğini bilmeyen. Belki de hepimiz Bir kum tanesiyiz bu kıyıda Büyük sulara karışmadan önce Biraz daha kalabilmek için. Fatih Mehmet Yiğit 
Resim
  MEMLEKET İSTERİM Memleket isterim Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; Kuşların çiçeklerin diyarı olsun. Memleket isterim Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun; Kardeş kavgasına bir nihayet olsun. Memleket isterim Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; Kış günü herkesin evi barkı olsun. Memleket isterim Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun; Olursa bir şikâyet ölümden olsun. (Cahit Sıtkı Tarancı) *** Memleket isterim Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; Kuşların çiçeklerin diyarı olsun. İnsan, toprağa dost, göğe komşu dursun, Her nefes bir huzur, her bakış bir umut olsun. Memleket isterim Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun; Kardeş kavgasına bir nihayet olsun. Sözler hep güzel, yürekler hep berrak olsun, Kin, nefret, ayrılık, evlerden ırak olsun. Memleket isterim Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; Kış günü herkesin evi barkı olsun. Ekmeksiz, susuz, aç, çıplak kalmasın Çocuklar gülsün, analar ağlamasın. Memleket isterim Yaşamak, sevmek ...
Resim
  Ayrılık Türküsü Ayrılık denilen şu kara yazıyı Kim yazdıysa alnına kara yazısın! Hasretin kuyusu derin, Özlemin zinciri ağır... Ah çektiğim dağlar taşlar çatlasın, Yaralı gönlüm bıçak yarası sızlasın! Bu dönen dünya bir haksızlık değirmeni, Öğütür durur güzellikleri, iyilikleri! Bir ateş düştü canıma, söndüremem, Bir türkü yandı dilimde, söyleyemem. Felek! Senin bu ettiğin kul hakkıdır, Çektiğim cefa, yandığım sevda haktır. Zalimsin, yüreğimde açtığın yara derin, Ağlattın beni yağmurlar gibi, Susturdun fırtınalar gibi. Yine de eğilmedi başım, Sönmedi içimdeki kor! Bu sevda bir dağ çiçeği, Kayaları delip de açar. Güneş görmez, su görmez, Ama inatla yaşar! Ben de öyle bir sevdalıyım işte, Kırılsam da, yıkılsam da, Teslim olmam bu kadere. Ah çektiğim dağlar taşlar çatlasın, Sevdanın bıçak yarası sızlasın! Hasretin kuyusu derin, özlemin zinciri ağır, Bu dönen dünya bir haksızlık değirmeni, Öğütür durur tüm iyilik ve güzellikleri! Fatih Mehmet Yiğit