MEMLEKET İSTERİM Memleket isterim Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; Kuşların çiçeklerin diyarı olsun. Memleket isterim Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun; Kardeş kavgasına bir nihayet olsun. Memleket isterim Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; Kış günü herkesin evi barkı olsun. Memleket isterim Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun; Olursa bir şikâyet ölümden olsun. (Cahit Sıtkı Tarancı) *** Memleket isterim Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; Kuşların çiçeklerin diyarı olsun. İnsan, toprağa dost, göğe komşu dursun, Her nefes bir huzur, her bakış bir umut olsun. Memleket isterim Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun; Kardeş kavgasına bir nihayet olsun. Sözler hep güzel, yürekler hep berrak olsun, Kin, nefret, ayrılık, evlerden ırak olsun. Memleket isterim Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; Kış günü herkesin evi barkı olsun. Ekmeksiz, susuz, aç, çıplak kalmasın Çocuklar gülsün, analar ağlamasın. Memleket isterim Yaşamak, sevmek ...
Kayıtlar
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Ayrılık Türküsü Ayrılık denilen şu kara yazıyı Kim yazdıysa alnına kara yazısın! Hasretin kuyusu derin, Özlemin zinciri ağır... Ah çektiğim dağlar taşlar çatlasın, Yaralı gönlüm bıçak yarası sızlasın! Bu dönen dünya bir haksızlık değirmeni, Öğütür durur güzellikleri, iyilikleri! Bir ateş düştü canıma, söndüremem, Bir türkü yandı dilimde, söyleyemem. Felek! Senin bu ettiğin kul hakkıdır, Çektiğim cefa, yandığım sevda haktır. Zalimsin, yüreğimde açtığın yara derin, Ağlattın beni yağmurlar gibi, Susturdun fırtınalar gibi. Yine de eğilmedi başım, Sönmedi içimdeki kor! Bu sevda bir dağ çiçeği, Kayaları delip de açar. Güneş görmez, su görmez, Ama inatla yaşar! Ben de öyle bir sevdalıyım işte, Kırılsam da, yıkılsam da, Teslim olmam bu kadere. Ah çektiğim dağlar taşlar çatlasın, Sevdanın bıçak yarası sızlasın! Hasretin kuyusu derin, özlemin zinciri ağır, Bu dönen dünya bir haksızlık değirmeni, Öğütür durur tüm iyilik ve güzellikleri! Fatih Mehmet Yiğit
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
KAYIP UÇURTMA Rüzgâr, eski bir dost gibi Dokundu omuzlarıma usulca, Hatırlattı unuttuğum şarkıları Ve çocukluğumda uçurduğum uçurtmayı. Yapraklar döktüğü her sırda Sanki bir mevsim daha geçti içimden, Kimi sarıydı hüznün rengi, Kimi kızıl, tutkunun alevi. Bir bulut geldi, bir bulut gitti, Gölgesi düştü yollara, Ben yürüdüm o gölgenin peşinde, Kayıp bir türkünün izinde. Dağlar suskun, nehirler dilsiz, Her şey aktı gitti, geriye Sadece bu mırıltı kaldı, Rüzgârın ıslık çaldığı. Belki her şey bir rüzgârdı zaten, Gelip geçti avuçlarımdan, Sadece serinliği kaldı Ve hatırlayamadığım bir türkünün nakaratı. Fatih Mehmet Yiğit
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
YOKLUĞUN Bir akşam vakti yüreğime düştün, Gül bahçesinde açan ilk tomurcuk, Gözlerin mavi bir denizdi, içinde Yitip giden gemilerin hüznü. Ellerim titreyerek dokundu saçlarına, Her telinde ayrı bir tarih saklı, Kokun bahar rüzgârında esen nane, İçimi ürperten tatlı bir serinlik. Sözlerin cırcır böceği sesinde, Gecenin koynunda kalan son ışık, Her hece bir yıldız kayması, Gözlerim kapalı tuttum dileklerimi. Aşk dedikleri bu muydu, bilmem, Yarısı korku, yarısı derin bir sükût, Yokluğun varlığımdan ağır gelirken, Varlığın yokluğumu doldurdu. Sen gideli her mevsim bir ayaz, Her sabah eksik bir kahvaltı, Ama içimde söylenir hep aynı türkü, Adını koyamadığım sevdanın. Dağlar aşar gibi aştım her günü, Yollar bitmez gibi geldi hep sana, Belki varılmaz, belki yok sonu, Bu türkü söylenir, usul usul yana yana… Fatih Mehmet Yiğit
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
MAVİ Çocukluğumun pencere pervazında Bir saksıda unutulmuş fesleğen kokusu, Annemin sesi, akşam ezanıyla karışık Ve yıldız tozu serpilen bir hüzün akşamı. Zaman, nehrin yorgun suları gibi Alıp götürdü ilk oyuncağımı, Kâğıttan gemiler, hayal denizlerinde Battı sessizce, hiç dalga çıkmadan. Dön, dön kalbim çocukluğa, O mavi gökyüzü çağırıyor hâlâ. Bir fesleğen kokusu, bir dut gölgesi, İçimizde saklı, hiç solmayan bahar. Şimdi büyük şehrin ışıklı labirentinde, Bir kuş cıvıltısı arıyorum beton aralarından, Bulutlara bakıyorum, kirli ve ağır, Çocuk gözlerimle görebilsem diye. Her ayna, biraz daha uzak gösteriyor O ilk benliğimi, tertemiz ve ürkek, Sadece rüyalarımda kaldı o bahçe, Gülümserken dut ağacının gölgesinde. Belki de hepimiz, birer yaprak gibi...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
KADER AĞI Dağlarda bir duman tütüyor sessiz Göç ediyor buralardan turnalar Sular mı durgun, yoksa gönül mü yorgun? Şu kaderin ördüğü ağa bak Bulutlar alnına değiyor yalnız Rüzgârda savrulan saçlarına bak Her telinde bir hicran gizli Şu sırlara ermeyen akla bak Kim kırdı umut dolu kalbini? İçine mi akıttın gözyaşlarını? Dağlar seni bana, beni sana yas etmiş Şu feleğin bize ettiğine bak Geceyi ağlatan bir sessizlik var Yıldızlar sönerken dağların ardında Yokluk diye bir dert çökmüş omzuma Şu çaresizce kilitlenen kapıya bak Yollar uzar gider bir sonsuzluğa Ayak izlerim kaybolur toprakta Ne gidebilir ne dönebilir kalır arafta Şu zamana yenilen insana bak Yüreğimde bir yangın, gözlerimde efkar Söyle, hangi rüzgâr savuracak bu karanlığı? Gökyüzü ağlıyor belki benim için Şu dökülen yağmura, şu akan çağlayana bak Dost diyemediğim günler birikir Ve hatıralar bir sancı olur içimde Kavuşmak bir hayal, ayrılık bir gerçek Şu yaklaşıp uzaklaşan hayale bak Fatih Mehmet Yiğit
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
TÜRK BAYRAĞININ KÖKENİ, KÜN-AY SEMBOLÜ VE ANLAMI HAKKINDA: Bayrak, bir ulus ve ülkenin millî sembolüdür. Türk Ulusunun ve Türkiye’nin millî bağımsızlık sembolü ise; kökleri MÖ 10.000’lerden daha eski tarihlere dayanan Hun ve Göktürkler döneminde madeni paralara basılan, eski Türk yazıtlarında Kün-Ay adı verilen ve günümüzde Ay-Yıldız sembolü ile ifade edilen; rengini şehitlerimizin al kanından alan, ölçü ve ebatları kanunla belirlenmiş şanlı Türk Bayrağıdır. Kök teŋride esiz kün ay ermiş, yagız yėrde esiz ėl kan ermiş. Mavi göğün kutlusu güneş ve ay imiş, yağız yerin kutlusu El (Yurt/Ülke) ve Han imiş. Yenisey Bengü Bitik Taş (Türk Tamga Yazısı) E-147 (Yeerbek/Erbek) Görüldüğü üzere, Göktürkler öncesi döneme ait Elegeş ve Begre eski Türk yazıtlarında Türklerin kadim sembolü olan ve günümüzde Türkiye Cumhuriyeti bayrağında yer alan on bin yıllık Türk sembolü Ay-Yıldız, “Kün ve Ay” olarak ifade edilmiştir. Nasıl ki dünyamızı Güneş ve Ay ayd...