ÖZGÜRLÜK VE YURT Özgürlüktür gökyüzünü ve yurdunu sevmek, Toprağı ve insanıyla yürekten haykırmaktır memleketin türküsünü söylemek. Eğer sevdam değilse insan ve toprak, ekilen her buğday umut olur mu sofrada? İnadına rüzgârı yarıp dağların ardında çiçek açar mı kalbimde bahar? Özgürlüktür yurdunu sevmek ve yürekli bir sesle “uğrunda yaşarım ve ölürüm” diyebilmek. Özgürlüktür çocukların gülüşünde geleceği görmek, annelerin duasında yarına inanmak, babaların alın terinde ekmeği kutsamak. Bir bayrak dalgalanırsa gökte, bir güneş doğarsa ufukta, bir türkü söylenirse meydanda, işte o an özgürlük yurdun kalbinde...
Kayıtlar
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Bir marangozun ellerinde ağaçtan yaratılan Pinokyo'nun hikayesini hepimiz biliriz. Ancak bu hikayenin bir benzeri, Saka-Yakut Türklerine ait Ucurğay Baatır Türk Destanı'nda geçmektedir. İşin ilginç yanı, Pinokyo'nun yaratıcısı Carlo Lorenzini'nin (1826-1890) eski Etrüsk yerleşkelerinden İtalya'nın Toskana bölgesinden olmasıdır. Tıpkı Yunan mitolojilerinde olduğu gibi, bu eserin esin kaynağı da İskit-Saka Türklerine mi dayanmaktadır? *** UCURĞAY BAATIR (Saka/Yakut Türk Destanı) BİRİNCİ BÖLÜM: YAŞLI ÇİFTİN DUASI Yeşil çimenlerin üzerinde, coşkun akan bir nehrin altında, kayın ormanının derinliklerinde harabe bir kulübe vardı. Bu kulübede yıllardır acımasız ve zengin Kara Kağan'ın hizmetinde çalışan yaşlı bir karı koca yaşardı. Yaşlı kadın güçten düşüp çalışamaz hâle geldiğinde, eşi tüm işleri tek başına üstlendi. Kara Kağan'ın türlü eziyetlerine katlandı; sırtında kamçı izleri, yüreğinde bitmeyen bir acıyla yaşadı. Ama bu yaşlı çiftin tek derdi, ne eziyetti n...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
ERGENEKON DESTANI Biz Türk Han'ın beş oğluyuz, Gök Tanrı'nın öz kuluyuz, Beş bin yıllık bir orduyuz, Turan yurdu durağımız! Ak ordumuz sola gitti, Üç hakanlık tesis etti, "Medi", "Sümer Akad", "Hitti" Bu üç şanlı oymağımız! Birincisi Azerbaycan, İkincisi Geldanistan, Üçüncüsü Arz-ı Kenan, Fışkırdı üç kaynağımız! Gök ordumuz sağa vardı, Çin’i baştan başa sardı, Hiyong-nular bu Hanlardı, Set olmadı tutağımız! Kara ordu gitti, İskit, Ülkesinde yaptı bir çit. "Atilla ol, Şalon’a git", Sözü oldu adağımız! Kızıl ordu dağlar aştı, Efganlarla çok savaştı, Bir alayı Hind’e taştı, Sind oldu bir ırmağımız. Sarı ordu tekin durdu, Şehir yaptı, çiftlik kurdu, Uygurların bu iç yurdu, Kaldı ana toprağımız! Yüce Tanrı Oğuz Han’ı, Göndererek Türk hakanı, Birleştirdi beş Turan’ı, Doğdu güneş sancağımız! Oğuz Han’dan sonra Hanlar Kazandılar yüce şanlar, Bilinmek için bu boş anlar, Şahnamedir sorağımız, Yıllar geçti bir an geldi, Türk Tahtına İlha...