Vuslatsız Bekleyiş Bulutlar çökmüş, ufukta hicran var Zaman bir pranga, saatler geçmez Gönül hanesinde bitmeyen figan var Bu ömür bu dertle, vuslatsız bitmez Şafak mı gecikti, güneş mi yorgun? Yollar mı uzadı, yoksa biz mi durduk? Dört yanım karanlık, dört yanım sürgün Biz bu aşkın içinde ne hayaller kurduk Kaderin hükmüne boynumuz kıldan ince Giden mi yorulur, bekleyen mi bilinmez Yürek pare pare, sevda böyle derince Açılan yaralar kolay silinmez Güneşle aramda koca bir duvar Sabahlar mı gelmez, ben mi kör kaldım? Sokaklar sessiz, her köşe seni arar Ben bu hayatın neresinde takılı kaldım? Mevsimler değişmiş, baharlar sönük Gülüşüm sendedir, dermanım sende Bütün yollarım hep geriye dönük Ruhum sende kalmış, gölgem bu tende Hasretin yükü omuzlarımda bir dağ Yürüsem yol bitmez, dursam içim yanar Gönül bahçemde ne çiçek kaldı ne bağ Gözlerim her akşam bir umuda kanar Umutlar bir salkım, dökülür tek tek Dipsiz bir kuyuda sesim yankılanır Vuslat mı dedin? Belki bir ömür bekleme...