SÖZ OLSUN ! Sıkılır yumruklar karanlığın koynunda, bir kıvılcım düşer gecenin en sağır yerine. Göğsümü tutuşturan bu amansız kor, ne eğilir bir rüzgâra ne boyun eğer zamana. Kırılır zincirler içimdeki uğultuyla: bu suskunluk benim değil, bu teslimiyet bana dar! Ama ne zaman bir fırtına kopsa, söner içimde öfkenin harı, düşerim saklı bir sokağın kuytusuna. Alev alev yanan o hınç, yerini bir fısıltıya bırakır usulca. Yüzüme çarpan soğuk rüzgâr, senin kokunu taşır uzak şehirlerden; kamçı gibi vurur yalnızlığımı yüzüme. Neredesin? Hangi rüzgâr dağıttı senin kokunu? Hangi sokak saklıyor adımının o nazlı sesini? Kaç bahar devrildi bu dağların arkasında? Kaç takvim yaprağı çürüdü avuçlarımda? Hasret ki bir hançer gibi saplı göğsümün ortasında; çeksem kanatır, bıraksam çürütür. Adını fısıldarım gecenin en zifir vaktinde, sesim döner, yırta yırta vurur kendi taş duvarlarıma. B...
Kayıtlar
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Türkçe de "Arkadaş" sözcüğü: Birbirinin arkasını ölümüne kollayan, sırtını döndüğünde ise; arkadan vurmayacak, can emanet edecek, kötülük görmeyecek kadar güvenilir insan. Kişi sırtını dayadığında; arkasında taş gibi sağlam duran, dost anlamına gelir. Fatih Mehmet Yiğit (İskit/Saka Türk Eseri, Kırım Kuloba Kurganı MÖ 4.YY))
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
XVII. Yüzyıl Türkmen Şiirlerinde Göç, Sürgün ve Sembolizm: Dedemoğlu ve Beğdili Karacakurt Türkmenleri Bağı Özet 17. yüzyıl Türk halk edebiyatı ve âşıklık geleneğinde zorunlu iskân, sürgün ve gurbet temaları merkezî bir yer tutar. Oğuzların Bozok koluna mensup Beğdili (Beydili) boyu ve onun alt topluluklarından Karacakurt Türkmenleri , Osmanlı Devleti'nin 17. yüzyıl sonundaki iskân politikaları (1691-1696) sonucunda Anadolu yurtlarından alınıp Rakka (Colab) çöllerine sürülmüştür. Bu toplumsal trajediyi edebiyata taşıyan en önemli Abdal ozanlardan biri Dedemoğlu ’dur. Bu çalışmada, Dedemoğlu'nun biyografik çerçevesi, Beğdili Karacakurt aşiretiyle tarihsel bağı, çağdaşı Ozan Budala ile metinsel kesişimleri ve "Turna" motifi üzerinden kurulan Alevi-Bektaşi tasavvufi/simgesel anlatısı akademik literatür ışığında incelenmiştir. 1. Giriş: Beğdili Karacakurt Türkmenleri ve Rakka Sürgünü Oğuzların Bozok kolunun Yıldızhan soyuna mensup olan ve kökenleri Danişmendli Beyliğ...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
AÇGÖZLÜ VE KİBİRLİ ZALİMİN SONU (Tepegöz ile Alp Yiğit’in Mücadelesi) Alama Ülkesi'nde; tek gözlü, kıllı vücutlu, kibirli ve açgözlü bir yaratık yaşarmış: Altırkuş. Her ne kadar yalnızca bir gözü olsa da uzakları ve gizli olan her şeyi görebilirmiş. Midesi öyle büyükmüş ki bir oturuşta yetmiş öküzü ve otuz fıçı şerbeti yutabilirmiş. Alama halkı, tüm gücüyle bu yaratığı doyurmak için çalışır, onun için yaşarmış. Altırkuş, yalnızca Alama Ülkesi'nin hükümdarı olmakla yetinmemiş; gözünü Alp Yiğit’in ülkesine dikmiş. “Gelecekte Alp Yiğit de benim çobanım olsun! Sürümü o gütsün. Bana güçlü bir çoban gerek!” diye bağırmaya başlamış. Alp Yiğit bu sözleri duyunca hiç aldırmamış: “Açgözlünün çobanı olmam, adımı lekelemem. Esremet’ten korkup ateş yakarak kaçmak bana göre değil. Karşılaşmak istiyorsan, haydi çık kır ortasına!” demiş. Alp Yiğit, Altırkuş’a meydan okumuş ve İdil’in kıyısındaki bozkırın ortasına çıkıp beklemeye başlamış. Altırkuş gelir gelmez ikisi birbirine girmiş. Bi...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
ROMA İMPARATORLUĞUNU KURAN İKİ ETRÜSK TÜRK'Ü: ROMULUS VE REMUS M.Ö. 3000’lerden M.S. 400’lere kadar Ege ve Trakya’da egemen olan Troyalılar ve devamcısı olan Traklar (yani Türkler), at yetiştiren ve kımız içen Türk soylu uluslardandır. Troya veya Truva Türkçede TUR-OVA (Turların/Turanlıların/Türklerin Ovası, Obası, Ülkesi) anlamına gelmektedir. M.Ö. 3000’lerden M.S. 400’lere kadar Ege ve Trakya’da egemen olan Troyalılar ve devamcısı olan Traklar (yani Türkler), at yetiştiren ve kımız içen Türk soylu uluslardandır. (M.Ö. 90 – M.Ö. 30 yılları arasında yaşayan) tarihçi Diodorus, Bibliotheke Historike (Tarih Kitaplığı) adlı eserinde "Truva toprakları üzerinde kral olarak ilk hüküm süren kişi"nin Teucer/Teukros (Türk) olduğunu ifade eder. Ankhises, Aeneis ’te onun Truvalıların "ilk atası" olduğunu hatırlatır. Teucer; Okeanos (Okeanidlerin, yani okyanuslar, denizler ve nehirler hakimi Okların ülkesinden gelen) ve Tethys’in (Nehirlerin annesi) çocuğu Skamander’in (...