SANA DOĞRU... Hasretin yakar yüreğimi, İki gözümün çiçeği. Kalbimde senin ağırlığın, Taşırım sessiz sedasız. Kalabalıklar içinde yalnızım, Yerinde hep boş kalan tarafım. Bir yanım eksik, bir yanım yarım, Bir yanım hep sana muhtaç. Sevdan düşer kalbime Efkar çöker gözlerime. Rüzgâr sürükler hasretimi denize, Martılar çığlık çığlığa telaş içinde. Seninle başlayıp seninle biten Bir türkü olurum kıyılarında ben. Geceler yağmur kokar, Seni hatırlatır damla damla. Her şey seni söyler, seni çağırır, Sessizliğin sesinde bile sen varsın. Yokluğunla var olan, Ateşinde yandığım. Ve gün doğar, güneş yükselir, Ama içimde hep aynı karanlık. Her ışık senin gölgeni arar, Her sokak senin adını fısıldar. Şehir uyur, ben uyanık kalırı...
Kayıtlar
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
ATEŞ VE DUMAN Sevda bir çocuktu, avuçlarımda büyüyen. Şimdi küllerinden başka ne kaldı? Koca bir yangından arta kalan… Özlem, kurumuş bir nehir yatağı, her taşında senin adın. Hasret, sessizliğin ortasında çiviler gibi saplanır kalbime. Ayrılık değil bu artık, bir deprem: ikiye bölünmüş dünya. Gökyüzümü çaldılar, betondan kafes ördüler. Kanımda dolaşır isyan, ateş ve duman. Sustukça büyüttüm sessiz çığlıkları; şimdi patlayan bir volkan. Umutlara bel bağlarken, yaralı turnalar göç etti çoktan… Ve gece, karanlığın en ağır yükünü taşır. Her yıldız, sönmüş bir hatıranın gözyaşıdır. Rüzgâr, taş sokaklarda sürükler ayak izlerini, her köşe başında bir başka yalnızlık b...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
YÜREK DAĞININ İSYANI Dağ başından duman eksik olmaz, İnsan başından boran… İçimde bir dağ ki, sönmeyen bir volkan, Hasret rüzgârlarıyla savrulur yamaçlarım. Eksilmez dumanı, tükenmez kederi, Yakar özlem yangını, sarmalar sancıları. Ey dağ! Senin gibi taşıyorum ben de Bir âşk yükünü, ağır ve kadim. Sevdanın boranı savurdu saçlarımı, Hasretin ayazı dondurdu sözlerimi. Bu isyan dağlara yazılsın taşa! Bu başkaldırı yıldızlara ulaşsın! Özlemim, bir çığ gibi aksın aşağı, Sildiği her iz, bir yeni sevda başlangıcı olsun. Ve bil ki ey dağ, ben de senin gibi, Göğe yükselirken içimde ateş taşırım. Her zirve bir yara, her uçurum bir sır, Her taşında yankılanır kalbimin çığlığı. Ey dağ! Senin sessizliğinde bulurum yankımı, Ey şehir! Senin kalabalığında kaybolurum. Bir yanım kurt ulumalarıyla geceyi deler, Bir yanım gül kokusuyla sabaha erer. Fatih Mehmet Yiğit