Kayıtlar

Resim
YUNAN/GREK MİTOLOJİSİNDE YERALAN PROMETHEUS EFSANESİNİN KÖKENİ İSKİT/SAKA TÜRK EFSANESİNE DAYANMAKTADIR Yunan/Grek mitolojisinde yer alan, tanrılardan ateşi çalarak insanlığa medeniyet ateşini taşıyan Prometheus efsanesi; kökeni İskit-Saka Türklerine dayanan Kafkasya Karaçay-Balkar/Hun-Nart Türklerine ait Sosuruk efsanesinden alıntıdır. ​Türk efsanesine göre kahraman Sosuruk, Kafkasya Elbruz Dağı’ndaki mağaralarda yaşayan Emegen adlı devlerden ateşi çalarak Nart Türklerine getirir. Grek mitolojisinde ise Prometheus, tanrılardan ateşi çalıp insanlığa verdiği için ceza olarak Kafkasya Elbruz Dağı’na zincirlenir. ​Türk efsane kahramanı Sosuruk’un adı Yunan/Grek mitinde Prometheus’a dönüşürken her iki destanda da Kafkasya Elbruz Dağı ortak bir mekân olarak yer almaktadır. ​Rusya Bilimler Akademisi Kabardey-Balkar Tarih, Dil ve Ekonomi Araştırmaları Enstitüsü bu destanları Karaçay-Balkar Türk ozanlarından bizzat dinleyerek derlemiştir. İçerisinde Oğuzname'den izler taşıyan ve arkaik dön...
Resim
  Kazakistan'ın Mangışlak Yarımadası'nda yer alan ve Hun dönemine (MS 5-6. YY) tarihlenen Karakabak bölgesinde daha öncede bazı buluntular bulunan yerde bir kadına ait altın ayakkabı mücevherat bulunmuş. Çoğu haber kanalı buluntuların Hun Türklerine ait olduğu kısmını belirtmiyor. Görüleceği üzere bilimsel makalede buluntuların Hun dönemine ait olduğu ve iskit geleneğinin devamı olduğu açıkça belirtilmektedir. Fatih Mehmet Yiğit METAL ÇAĞI VE ORTAÇAĞ DÖNEMİ doi:10.17746/1563-0110.2021.49.4.057-068 A.E. Astafyev¹ ve E.S. Bogdanov² 'Mangystau Devlet Tarihi ve Kültürel Rezervi, 3. Mikro Bölge 66, Aktau, 130001, Kazakistan Cumhuriyeti E-posta: aasta@list.ru 2Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü, Sibirya Şubesi, Rusya Bilimler Akademisi, Prof.  Akademika Lavrentieva 17, Novosibirsk, 630090, Rusya E-posta: bogdanov@archaeology.nsc.ru  Karakabak'ta Hun Dönemi Soylu Kadın Mezarı, Mangystau, Kazakistan  Bu çalışma, Mangyshlak Yarımadası'ndaki Karakabak mezarlığında yapılan kazı...
Resim
    ÖĞÜT (Hakikat Yolu) Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde, Hakk’ın yarattığı her şey yerli yerinde. Bizim nazarımızda, kadın erkek farkı yok, Noksanlık da, eksiklik de; senin görüşlerinde. Sevgi muhabbet kaynar, yanan ocağımızda, Bülbüller şevke gelir, gül açar bağımızda. Hırslar, kinler yok olur, aşkla meydanımızda, Aslanlarla ceylanlar, dosttur kucağımızda. Dostumuzla beraber, yaralanır kanarız, Her nefeste aşk ile yaradanı anarız. Erenler meydanına, vahdet ile gir de gör, Kırk budaklı şamdanda kırkımız bir yanarız. Cem erenlerindir, Hakk'ı görenlerindir, O kutsal meydana eğriler girmez, Yolumuz, doğru gelip ikrar verenlerindir. Aslanın, erkeği de dişisi de birdir, Kadın erkek eşittir, güç birliktedir. Edep, erkâna bağlıdır, ayağımız başımız, Güllerden koku almıştır, toprağımız taşımız. Soframızda bulunan, lokmalar hep helâldir, Yiyenlere nur olur, ekmeğimiz aşımız. Hararet nârdadır, sacda değildir, Keramet sendedir, tâcda değildir. Her ne arar isen, kendinde ara, Kudü...
Resim
  AĞLAMA YURDUM  Ağlama yurdum, bu gününde yoksa bahar, Gelecek günlerinde baht yıldızı elbet doğar. Karanlığın bağrında parıldayan bir ışık var, Yıkılmaz bu yüce dağ, elbet yine çiçek açar. Dağlarında dolaşan şu sis bir gün dağılır, Toprağa düşen tohum sabır ile yeşerir. Hazan vurmuş dalların sanma ki ebedî kurur, Bu çetin kışın ardından yine bir bahar gelir. Gözyaşın birikir de umut olur yarına, Yiğitlerin baş koyar toprağına, taşına. Eğme o mağrur başı, dökme yaşını boşa, Güneş doğar elbet yurdumun ufkuna. Asırların yüküdür göğsünde taşıdığın, Küllere sığmaz senin hürriyet yaktığın kor. Rüzgâr esti diye sönmez bu kutlu meşale, Zaman boyun eğer de, eğilmez başın yere. Ne fırtınalar gördü bu asırlık çınarın, Kökü derindedir senin, sarsılmaz surların. Yarınlar müjde getirecek elbet bu yurda, Yeniden yankılanır hür türkülerin dağında. Dualar yükselirken gecenin ayazından, Kırılır zincirlerin, kurtulursun yasından. Gülümse ey aziz yurt, ufukta gün belirir, Anka gibi kendi küller...
Resim
  ​Be Gülüm / Canımdın sen benim canım  ​Umutlar tükendi, bir çıkmaz yolum, Kırıldı kanadım, tutmuyor kolum. Yalan oldu artık sağım ve solum, Yıktın hayallerimi, vurdun be gülüm. ​Canımdın sen benim, canım, Hasret feryadıyla dolu her yanım. Gittiğin o kara günden bu yana, Dinmedi gözyaşım, sızlar sol yanım. ​Mevsimler değişti, baharım kış oldu, Ayrılık hançeri kalbime vurdu. Sanki bütün dertler gelip beni buldu, Eridim tükendim, bittim be gülüm. ​Canımdın sen benim, canım, Yaralı bıraktın, sızlar her yanım. Dönüp de bakmadın bir defa geri, Gözlerim yollarda, yanar sol yanım. ​Yıldızlar küstü bak, doğmuyor artık, Gönül hırkasını eyledin yırtık. Bu sevda yükünü biz nasıl attık? Yaktın gençliğimi, vurdun be gülüm. ​Canımdın sen benim, canım, Zehir oldu artık ekmeğim, aşım. Sen gittiğin günden beridir inan, Dinmedi feryadım, dinmedi yaşım. Fatih Mehmet Yiğit 
Resim
  Geceyi Aydınlatan Ay Şahidimdir Geceyi aydınlatan ay şahidimdir, Seni her zerrede özlediğim doğru. Kırıldı kolum kanadım, bitti direncim, Bu kör karanlıkta yolum sana doğru. Ne sular söndürür içimdeki harı, Ne de vuslat siler bu derin yarayı. Terk ettim dünyayı, bıraktım diyarı, Bir tek senin kapında diz çöktüğüm doğru. Alev alev yandım, külüm kalmadı, Rüzgârına kapıldım, izim kalmadı. Sana söyleyecek tek sözüm kalmadı, Sussam da sen diye çarpar bu yürek sana doğru. Aynalar yüzüme yabancı bakar, Sensiz geçen her an ömrümü yakar. Gözümden dökülen bu yaşlar akar, Çaresizliğimi bir tek sana eğdiğim doğru. Fatih Mehmet Yiğit 
Resim
  OĞUZNAME DEDE KORKUT DESTANLARINDA (OĞUZLAR-BOZOKLAR- BEĞDİLİ BOYUNDA) KIZ TOYU Türk kültüründe kadın, tarih boyunca toplumun ve devlet yapısının en temel taşlarından biri olmuştur. Göçebe bozkır hayatının getirdiği zorunluluklar ve Türk töresinin eşitlikçi yapısı, kadını sadece aile içinde değil, askeri, siyasi ve sosyal alanlarda da güçlü bir konuma taşımıştır. Kadına verilen bu değer, Türklerin sözlü ve yazılı edebiyat ürünlerine de doğrudan yansımıştır. Türk dünyasının ortak mirası olan Dede Korkut destanları, bu yansımaların ve kadına verilen değerin en canlı görüldüğü eserlerin başında gelir. Türkmenistan varyantlarından derlenen ve Dede Korkut Kitabı'na eklenen yeni anlatılarda, Türklerin kız çocuklarına verdiği değer "Kız Toyu" geleneği üzerinden gözler önüne serilir. (Danişmendli Karacakurt Türkmenlerinin bağlı bulunduğu) Oğuzlar-Bozoklar-Beğdili boyunun hanı Gamlı Han’ın bir kızı dünyaya geldiğinde, eski bir Türk geleneği olarak büyük bir şölen (toy) düzenleni...