GÜN DOĞACAK, ŞAFAKLA... Bizi yıkan yoksulluk değil, onursuzluktur, Boyun eğmek en büyük tutsaklıktır. Varsın uzak olsun yollar, mesafeler; Özlemimiz, şafağa gebe bir isyandır. Suskunluğun kıyısında bilendik her gece, Haksızlığın surlarına kazındı adımız. Boyun eğmeyi öğretmediler bize; Onurumuzdur bu kavgada tek mirasımız. Sevda dediğin, bir bayrak gibi dalgalanır göğüste, Yasaklı kentlerde büyütürüz aşkı. Özlem; içimizde tutuşan bir yangın, Ayrılık vursa da aramıza en dik yokuşu. Hasretin soğuk bir bıçak gibi biler öfkemizi, Seni düşünmek, kırar prangaların zincirini. Bu isyan, gecenin karanlığına bürünmüşlere; Bu başkaldırı, baharımızı çalan haramilerinedir. Karanlığın bağrına saplanan bir ok gibi, Sussak da söylenir adımız rüzgârda. Ne ferman dinleriz ne kahpe pusuları; Bizim sevdamız boyverir en çetin savaşta. Geri çekilmek yok, teslim olmak yok fırtınaya, Biz ki özgürlüğü nakış nakış işledik yarınlara. Elbet bitecek bu sürgün, bu hüzün, Güneşi doğuracağız yine,...