Be Gülüm / Canımdın sen benim canım Umutlar tükendi, bir çıkmaz yolum, Kırıldı kanadım, tutmuyor kolum. Yalan oldu artık sağım ve solum, Yıktın hayallerimi, vurdun be gülüm. Canımdın sen benim, canım, Hasret feryadıyla dolu her yanım. Gittiğin o kara günden bu yana, Dinmedi gözyaşım, sızlar sol yanım. Mevsimler değişti, baharım kış oldu, Ayrılık hançeri kalbime vurdu. Sanki bütün dertler gelip beni buldu, Eridim tükendim, bittim be gülüm. Canımdın sen benim, canım, Yaralı bıraktın, sızlar her yanım. Dönüp de bakmadın bir defa geri, Gözlerim yollarda, yanar sol yanım. Yıldızlar küstü bak, doğmuyor artık, Gönül hırkasını eyledin yırtık. Bu sevda yükünü biz nasıl attık? Yaktın gençliğimi, vurdun be gülüm. Canımdın sen benim, canım, Zehir oldu artık ekmeğim, aşım. Sen gittiğin günden beridir inan, Dinmedi feryadım, dinmedi yaşım. Fatih Mehmet Yiğit
Kayıtlar
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
PERS ORDUSUNU TEK BAŞINA ALDATAN İSKİT SAKA TÜRKÜ: [12] Siraces I. Darius MÖ 522'den MÖ 486'daki ölümüne kadar hüküm sürmüş Ahameniş İmparatorluğu'nun üçüncü Kralı, Sakalar’a (Saka Türkleri) saldırdığında, Sakalar’ın üç kralı "Sacesphares, Amorges ve Thamyris" bu acil durum karşısında alınacak önlemleri görüşmek üzere bir araya geldiler. Siraces adında bir at bakıcısı onlara tanıtıldı; Siraces, düşmanın yok edilmesi sonucunda ele geçecek tüm atları ve hazineyi çocuklarına ve ailesine vereceklerine dair yemin ederlerse, Pers ordusunu tek başına yok edeceğine söz verdi. Anlaşma sağlandıktan sonra Siraces bıçağını çıkardı; burnunu ve kulaklarını kesti, vücudunun diğer kısımlarını da yaraladı. Bu şekilde tanınmaz hale gelmiş yaralı bir halde Darius'un safına geçti. Darius, onun Saka kralından gördüğü feci muamele hakkındaki şikayetlerine inandı. Siraces şunu ekledi: "Ebedi ateş ve kutsal su üzerine yemin ederim ki, Perslerin yardımıyla intikamımı alacağım. İ...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
BEN HEP SENİ ÖZLERİM Ne yana baksam hayalin, Ben hep seni özlerim. Gözlerimde gitmez halin, Ben hep seni özlerim. Güneş çekilir dağlardan, Sesler kesilir sokaklardan, Geçip gittiğim yollardan, Ben hep seni özlerim. Uykum bölünür derinden, Dünya sarsılır yerinden. Gönlün o ıssız şehrinden, Ben hep seni özlerim. Hasret kapımı çalınca, Efkar ruhuma dolunca, Aklım başımdan uçunca, Ben hep seni özlerim. Sessizlik çöker ovaya, Kuşlar döner yuvaya, Bakıp o sonsuz semaya, Ben hep seni özlerim. Mevsimler döner durmadan, Vakit vuslatı dolmadan, Ayaklarım yorulup durmadan, Ben hep seni özlerim. Gelen geçer, giden gelmez, Bu yangın sönmek ne bilmez. Ömür biter, sevda ölmez; Ben hep seni özlerim. Fatih Mehmet Yiğit
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
BEN HEP SENİ ÖZLERİM Ne yana baksam hayalin, Ben hep seni özlerim. Gözlerimde gitmez halin, Ben hep seni özlerim. Güneş çekilir dağlardan, Sesler kesilir sokaklardan, Geçip gittiğim yollardan, Ben hep seni özlerim. Uykum bölünür derinden, Dünya sarsılır yerinden. Gönlün o ıssız şehrinden, Ben hep seni özlerim. Hasret kapımı çalınca, Efkar ruhuma dolunca, Aklım başımdan uçunca, Ben hep seni özlerim. Sessizlik çöker ovaya, Kuşlar döner yuvaya, Bakıp o sonsuz semaya, Ben hep seni özlerim. Mevsimler döner durmadan, Vakit vuslatı dolmadan, Ayaklarım yorulup durmadan, Ben hep seni özlerim. Gelen geçer, giden gelmez, Bu yangın sönmek ne bilmez. Ömür biter, sevda ölmez; Ben hep seni özlerim. Fatih Mehmet Yiğit
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Aynı Göğün Altında Kavuşmak bir kıyıysa, vurduk dalga dalga, İki ayrı ırmaktık, aynı denize sevdalı. Yürüdük tozlu yollardan, ayaklarda dünya ağrısı, Bir gülüşün kuytusunda, o kadim rüya saklı. Güneşi ellerimizle bölüştük, sıcaklığı avcumuzda, Ümidin yeşil dalları uzanırdı her sabah bize. Şimdi rüzgâr dindi, sular çekildi sessizce geriye, Kalbe değen o sızı, dünden kalan acı bir hediye. Aynı göğün altında, farklı iklimlere dağıldık, Kime gitsek sonunda, kendi yalnızlığımızda uyandık. Biz o kadim kitabın, ayrı sayfalarında yazılan, Tek kalple okunan, yarım kalmış aynı masaldık. Zamanın değirmeninde öğüttük en amansız yolları, Yürekte taşıdık binlerce söylenmemiş mahzun sözü. Bir veda değil bu, sadece bitmek bilmeyen bekleyiş, Toprağın yağmura, gecenin sabaha olan hasreti. Gidilecek yollar tükendi lakin menzil hâlâ uzak, Göğsümüzde sakladık aşkı, kurulan her türlü tuzak. Şimdi gölgeler uzadı, puslu bir akşam çöktü şehre, Yüzümüzde o eski demlerin yorgun, kederli izi. Aynı göğün ...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Aynı Göğün Altında Kavuşmak bir kıyıysa, vurduk dalga dalga, İki ayrı ırmaktık, aynı denize sevdalı. Yürüdük tozlu yollardan, ayaklarda dünya ağrısı, Bir gülüşün kuytusunda, o kadim rüya saklı. Güneşi ellerimizle bölüştük, sıcaklığı avcumuzda, Ümidin yeşil dalları uzanırdı her sabah bize. Şimdi rüzgâr dindi, sular çekildi sessizce geriye, Kalbe değen o sızı, dünden kalan acı bir hediye. Aynı göğün altında, farklı iklimlere dağıldık, Kime gitsek sonunda, kendi yalnızlığımızda uyandık. Biz o kadim kitabın, ayrı sayfalarında yazılan, Tek kalple okunan, yarım kalmış aynı masaldık. Zamanın değirmeninde öğüttük en amansız yolları, Yürekte taşıdık binlerce söylenmemiş mahzun sözü. Bir veda değil bu, sadece bitmek bilmeyen bekleyiş, Toprağın yağmura, gecenin sabaha olan hasreti. Gidilecek yollar tükendi lakin menzil hâlâ uzak, Göğsümüzde sakladık aşkı, kurulan her türlü tuzak. Şimdi gölgeler uzadı, puslu bir akşam çöktü şehre, Yüzümüzde o eski demlerin yorgun, kederli izi. Aynı göğün ...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
BEN HEP SENİ ÖZLERİM Ne yana baksam hayalin, Ben hep seni özlerim. Gözlerimde gitmez halin, Ben hep seni özlerim. Güneş çekilir dağlardan, Sesler kesilir sokaklardan, Geçip gittiğim yollardan, Ben hep seni özlerim. Uykum bölünür derinden, Dünya sarsılır yerinden. Gönlün o ıssız şehrinden, Ben hep seni özlerim. Hasret kapımı çalınca, Efkar ruhuma dolunca, Aklım başımdan uçunca, Ben hep seni özlerim. Sessizlik çöker ovaya, Kuşlar döner yuvaya, Bakıp o sonsuz semaya, Ben hep seni özlerim. Mevsimler döner durmadan, Vakit vuslatı dolmadan, Ayaklarım yorulup durmadan, Ben hep seni özlerim. Gelen geçer, giden gelmez, Bu yangın sönmek ne bilmez. Ömür biter, sevda ölmez; Ben hep seni özlerim. Fatih Mehmet Yiğit